Yeryüzü TV'de küresel güç mücadelesi masaya yatırıldı: Sadık Usta'dan NATO, Çin ve İran değerlendirmesi

Yeryüzü TV'de Çağlar Tekin'in hazırlayıp sunduğu programda konuk olan yazar ve araştırmacı Sadık Usta, İran-İsrail savaşı, NATO zirvesi, ABD-Çin rekabeti ve Orta Doğu'da değişen jeopolitik dengeleri değerlendirdi. Programda, Çin'in uzun vadeli stratejik planlaması, NATO'nun Hint-Pasifik açılımı, yapay zekâ ve kritik madenler üzerinden yaşanan rekabet ile bölgedeki gelişmelerin Türkiye'nin güvenliği üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde ele alındı.

GÜNDEM - 24-07-2026 16:46

Çağlar Tekin: "İran savaşı ile NATO zirvesi aynı küresel mücadelenin parçaları"

Programın açılışında konuşan Çağlar Tekin, son dönemde yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız okunamayacağını belirterek, İran-İsrail savaşı ile NATO zirvesinin aynı küresel güç mücadelesinin farklı başlıklarını oluşturduğunu söyledi.

Tekin, 20. yüzyılda Avrupa merkezli uluslararası düzenin önce ABD liderliğine dönüştüğünü, bugün ise Çin'in ekonomik ve teknolojik yükselişiyle yeni bir güç dengesi oluştuğunu ifade etti.

Batılı ülkelerin uzun yıllar Çin'i düşük maliyetli üretim merkezi olarak görmeyi tercih ettiğini söyleyen Tekin, Pekin yönetiminin planlı kalkınma modeli sayesinde yüksek teknoloji alanında dünyanın en önemli aktörlerinden biri haline geldiğini dile getirdi.

Program boyunca yönelttiği sorularla tartışmayı şekillendiren Tekin, ABD'nin Asya-Pasifik stratejisi, Çin'in İran ile Körfez ülkeleri arasında yürüttüğü diplomasi ve NATO'nun son dönemde attığı adımların aynı stratejik çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sadık Usta: "ABD'nin temel hedefi Çin'in yükselişini durdurmak"

Çağlar Tekin'in sorularını yanıtlayan Sadık Usta, ABD'nin son yıllarda yayımladığı güvenlik strateji belgelerinde Çin'i açık biçimde temel rakip olarak tanımladığını belirtti.

Usta'ya göre Washington yönetimi yalnızca askeri değil; ekonomi, enerji, teknoloji, ticaret yolları ve yapay zekâ alanlarında da Çin'i sınırlandırmaya yönelik kapsamlı bir politika izliyor.

Çin'in ise kısa vadeli hükümet politikalarıyla değil, onlarca yılı kapsayan devlet planlarıyla hareket ettiğini savunan Usta, Pekin'in bugün yaşanan gelişmeleri yıllardır öngördüğünü ileri sürdü.

"NATO bildirisinde Çin'in adı yok ama hedef Çin"

Sadık Usta, NATO zirvesinin sonuç bildirgesinde Çin'in doğrudan anılmamasına rağmen alınan kararların büyük bölümünün Pekin'i çevrelemeye dönük olduğunu savundu.

Orta Doğu'dan davet edilen Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Suriye'nin, Çin'in son yıllarda ekonomik ve diplomatik ilişkilerini güçlendirdiği ülkeler olduğuna dikkat çeken Usta, bu tercihin tesadüf olmadığını söyledi.

Aynı şekilde Avustralya, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda'nın da Hint-Pasifik stratejisinin önemli aktörleri olarak zirvede öne çıktığını belirten Usta, ABD'nin Çin'i hem doğudan hem batıdan kuşatmaya çalıştığını öne sürdü.

Çağlar Tekin: "Çin artık yalnızca ekonomik değil diplomatik güç de kullanıyor"

Program sırasında Çağlar Tekin, Çin'in son yıllarda İran ile Suudi Arabistan arasında yürüttüğü diplomatik girişimleri hatırlatarak, Pekin'in yalnızca ekonomik yatırımlarla değil, diplomatik arabuluculuk faaliyetleriyle de uluslararası ağırlığını artırdığını söyledi.

Tekin, Yemen ateşkesi ve Körfez'deki diplomatik normalleşme süreçlerinde Çin'in oynadığı role dikkat çekerek, bunun ABD'nin bölgedeki geleneksel nüfuzuna alternatif bir model oluşturduğunu ifade etti.

Teknoloji savaşının yeni cephesi: Yapay zekâ ve nadir elementler

Programın en kapsamlı bölümlerinden biri teknoloji rekabeti oldu.

Sadık Usta, NATO ülkelerinin kritik mineraller ile nadir toprak elementlerinde Çin'e olan bağımlılığı azaltmak amacıyla ortak hareket etmeye başladığını belirtti.

Ancak bu alandaki üstünlüğün kısa sürede değişmeyeceğini savunan Usta, Çin'in hem üretim hem de işleme kapasitesinde hâlâ belirleyici konumda bulunduğunu söyledi.

Yapay zekâ alanında da NATO ülkelerinin teknolojiyi kendi blokları içinde tutmaya çalıştığını ileri süren Usta, buna karşılık Çin'in 29 ülkeyle yeni bir uluslararası yapay zekâ iş birliği başlattığını ve geliştirdiği bazı teknolojileri paylaşma kararı aldığını ifade etti.

Çağlar Tekin ise ABD'nin Çinli bilim insanları ve araştırmacılara yönelik vize kısıtlamalarının ters sonuç doğurabileceğini belirterek, bunun Çin'in kendi bilimsel ekosistemini güçlendireceği değerlendirmesinde bulundu.

Programın en dikkat çeken başlığı: Suriye'nin değişen jeopolitiği

Yayının en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri Suriye üzerine yapılan analiz oldu.

Çağlar Tekin, Suriye'deki yönetim değişikliğinin yalnızca ülke içindeki siyasi dengeleri değil, İsrail'in bölgesel hareket alanını da değiştirdiğini savundu.

Tekin'e göre geçmişte İsrail ile Türkiye arasında fiili bir tampon işlevi gören Suriye'de ortaya çıkan yeni tablo, İsrail'in Golan Tepeleri'nin ötesinde daha geniş bir hareket alanı kazanmasına yol açtı.

Sadık Usta da bu değerlendirmeye destek vererek, Suriye'deki gelişmelerin yalnızca bir rejim değişikliği olarak okunamayacağını, bunun Ortadoğu'nun yeniden şekillendiği daha geniş jeopolitik sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Programın ilerleyen bölümünde Usta, İsrail'in bölgesel stratejisinin yalnızca Gazze veya Suriye ile sınırlı olmadığını, bölgedeki güç dengelerini uzun vadede değiştirmeyi hedefleyen bir güvenlik anlayışıyla hareket ettiğini öne sürdü.

Türkiye'nin dış politikası da tartışıldı

Programın son bölümünde Türkiye'nin dış politikası da masaya yatırıldı.

Sadık Usta, mezhep temelli ve dar milliyetçi yaklaşımların Türkiye'nin dış politika tercihlerini olumsuz etkileyebileceğini savunarak, bölgesel gelişmeler karşısında daha uzun vadeli ve bağımsız bir stratejik bakışa ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Çağlar Tekin ise İran-İsrail çatışması sırasında kamuoyuna yansıyan bazı güvenlik iddialarını örnek göstererek, Türkiye'nin de bölgesel güç mücadelesinde çeşitli provokasyonlarla karşı karşıya kalabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Programın sonunda Tekin ve Usta, Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin yalnızca İran ve İsrail'i değil; Türkiye'nin güvenlik politikalarını, enerji hatlarını ve bölgesel konumunu da doğrudan etkileyecek sonuçlar doğurabileceği görüşünü dile getirdi.

programın tamamını izlemek için tıklayın

Günün Diğer Haberleri