Yemen güçlerinden 7 günde 5 bin 400 kilometrekarelik alan hamlesi

Yemenli askeri uzman Abid Sevr, batı kıyısında gerçekleştirilen son operasyonla yedi gün içerisinde yaklaşık 5 bin 400 kilometrekarelik alanın kontrol altına alındığını açıkladı. Sevr'e göre operasyon, Suudi Arabistan tarafından desteklenen güçlerin geniş kapsamlı saldırı hazırlığını bozarken, bölgedeki askeri dengeleri de değiştirdi.

DÜNYA - 14-09-2026 07:18

Yemen'in batı kıyısında yaşanan son çatışmalar, ülkedeki savaşın yalnızca cephe hattındaki bir mücadele olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Yemenli askeri uzman Tuğgeneral Abid Sevr, Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin bölgede yürüttüğü operasyonun, Suudi Arabistan destekli güçlerin hazırladığı kapsamlı saldırı planını sekteye uğrattığını savundu.

Sevr, El-Mesire televizyonuna yaptığı açıklamada, operasyonun yedi gün içerisinde yaklaşık 5 bin 400 kilometrekarelik bir alanın kontrol altına alınmasıyla sonuçlandığını söyledi. Operasyonun Muha, Dubab ve çevresindeki askeri dengeleri değiştirdiğini belirten Sevr, gelişmenin Yemen güçlerinin savunmadan saldırı kapasitesine geçişini gösterdiğini öne sürdü.

Hedef yalnızca batı kıyısı değildi

Sevr'e göre operasyonun etkileri batı kıyısındaki cephe hattıyla sınırlı kalmadı. Yemen güçlerinin Suudi Arabistan topraklarına yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini belirten Sevr, bu saldırıların Marib ve Yemen'in doğusundaki Suudi destekli güçlere lojistik ve askeri destek sağlayan önemli bir Suudi askeri tesisinin faaliyetlerini aksattığını ifade etti.

Yemenli uzman, operasyonun askeri açıdan önceden hazırlanmış bir plan doğrultusunda yürütüldüğünü savunarak, sahadaki gelişmelerin yalnızca ani bir karşı saldırı olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Suudi destekli güçlerde çözülme iddiası

Çatışmaların ilk aşamasında Muha ve Dubab başta olmak üzere bazı bölgelerde geri çekilmenin yaşandığını belirten Sevr, Suudi savaş uçaklarının geri çekilen kendi müttefik güçlerini de vurduğunu iddia etti.

Bu durumun sahadaki savaşçıların moralini olumsuz etkilediğini savunan Sevr, Suudi Arabistan tarafından desteklenen güçler içerisinde ciddi bir terk edilmişlik duygusu oluştuğunu ileri sürdü.

Sevr ayrıca çatışmalarda yaralanan savaşçılara ilişkin de dikkat çekici bir değerlendirme yaptı. Yemen güçlerinin yaralıları taraf ayrımı yapmadan tahliye ettiğini ve sağlık ekipleri aracılığıyla tedavi altına aldığını belirten Sevr, bu uygulamanın askeri sağlık birimleriyle sivil sağlık kuruluşlarının koordinasyonuyla yürütüldüğünü söyledi.

5 bin 400 kilometrekarelik alan kontrol altına alındı

Operasyonun en dikkat çekici sonuçlarından birinin kısa süre içerisinde geniş bir alanın kontrol altına alınması olduğu belirtildi.

Sevr, Yemen güçlerinin yaklaşık 5 bin 400 kilometrekarelik alanı yedi gün içerisinde kontrol ettiğini söyledi. Bu büyüklük, Yemen'deki savaşın cephe hatlarında yaşanan değişimin ölçeğine ilişkin önemli bir gösterge olarak sunuluyor.

Operasyon kapsamında Zaghar, Dubab, Muha ve Meyun'da bulunan dört hava pistinin yanı sıra çeşitli askeri tesislerin de ele geçirildiği iddia edildi.

Bu gelişmelerin gerçekleşmesi halinde, batı kıyısındaki askeri konuşlanma düzeninin önemli ölçüde değiştiği ve Yemen güçlerinin Kızıldeniz'e açılan stratejik hatta daha güçlü bir konum elde ettiği söylenebilir.

Suudi destekli saldırı planı bozuldu

Sevr'in değerlendirmesine göre operasyonun temel sonuçlarından biri, Suudi destekli güçlerin Yemen'in kuzey ve doğusuna doğru genişletmeyi planladığı saldırının önünün kesilmesi oldu.

Suudi destekli güçlerin Muha, Dubab ve batı kıyısındaki diğer bölgelerde ciddi bir askeri yığınak gerçekleştirdiğini belirten Sevr, silah ve askeri personel takviyelerinin Hudeyde başta olmak üzere farklı bölgelere yönelik geniş kapsamlı bir saldırının hazırlığı olduğunu savundu.

Yemen güçlerinin bu hazırlığa karşı önceden tedbir aldığını belirten Sevr, operasyonun saldırı başlamadan önce saldırı planını hedef aldığını ifade etti.

Kızıldeniz'de deniz trafiği tartışması

Operasyonun ardından gündeme gelen başlıklardan biri de Kızıldeniz'deki deniz ulaşımı oldu.

Sevr, operasyonun başlamasından sonraki 72 saat içerisinde deniz taşımacılığında herhangi bir kesinti yaşanmadığını öne sürerek, çatışmaların deniz seyrüseferini doğrudan tehdit ettiği yönündeki değerlendirmelere karşı çıktı.

Bu iddia, Yemen'deki savaşın yalnızca karadaki güç dengeleri üzerinden değil, Kızıldeniz'deki uluslararası ticaret ve deniz ulaşımı üzerinden de yürütülen bir güç mücadelesi olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.

Af çağrısı ve cephede çözülme

Sevr, Yemen güçlerinin operasyonun ilk saatlerinde genel af ilan etmesinin de karşı cephede çözülmeyi hızlandırdığını ileri sürdü.

Buna göre bazı savaşçıların silah bırakıp bölgeden ayrılması, çatışmanın yalnızca askeri üstünlükle değil, karşı tarafın savaşma iradesinin zayıflatılması üzerinden de şekillendiğini gösteriyor.

Özellikle Marib ve el-Cevf cephelerinde savaşçıların savaş alanında bırakıldığına ilişkin haberlerin moral kaybını artırdığı iddia edildi.

Yemen savaşında yeni bir cephe dengesi

Batı kıyısında yaşanan son gelişmeler, Yemen'deki savaşın uzun süredir devam eden statik cephe düzeninin yeniden hareketlenebileceğine işaret ediyor.

Suudi Arabistan'ın yıllardır desteklediği güçler üzerinden Yemen'deki siyasi ve askeri dengeleri belirleme girişimleri, sahadaki gelişmelerle yeniden sınanıyor. Yemen güçlerinin kısa süre içerisinde geniş bir alanı kontrol altına aldığı yönündeki açıklamalar doğrulanırsa, bu yalnızca birkaç stratejik noktanın el değiştirmesi anlamına gelmeyecek; aynı zamanda Suudi destekli güçlerin saldırı kapasitesi ve Yemen'in batı kıyısındaki askeri dengeler açısından yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

Yemen'deki savaşın insani bedeli ise bütün bu askeri hesapların gölgesinde ağırlaşmaya devam ediyor. Bölgesel güçlerin vekil aktörler üzerinden yürüttüğü mücadele, Yemen halkını yıllardır süren savaşın merkezinde bırakırken, sahadaki her yeni askeri hamle ülkenin geleceğine ilişkin belirsizliği de büyütüyor.

Kaynak:Yakın Doğu Haber

Günün Diğer Haberleri