UNEP raporu: 1,5 derece hedefi tehlikede

BM Çevre Programı’nın yeni raporu, dünyanın önümüzdeki birkaç yıl içinde 1,5 derecelik küresel ısınma eşiğini aşabileceğine dikkat çekiyor. Raporda, sıcaklık artışının daha sonra düşürülmesinin ise “aşım, zirve ve düşüş” politikalarıyla hâlâ mümkün olduğu belirtiliyor. 350.org ise COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye’nin iklim krizine karşı sorumluluğuna dikkat çekerek acil adım çağrısında bulundu.

EKOLOJİ - 10-09-2026 15:43

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) yayımladığı yeni rapor, dünyanın önümüzdeki birkaç yıl içinde 1,5°C’lik küresel ısınma eşiğini aşma yolunda ilerlediğini ortaya koydu. Rapora göre, hükümetlerin acil adımlarıyla sıcaklık artışının daha sonra yeniden 1,5°C’nin altına çekilmesi hâlâ mümkün. 350.org ise COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye’ye iklim politikaları konusunda daha güçlü adımlar atma çağrısında bulundu.

En iyimser senaryo 1,8°C

UNEP tarafından yayımlanan “Aşımı Sınırlamak” (Limiting Overshoot) raporuna göre, küresel sıcaklık artışının 1,5°C ile sınırlandırılması hedefi giderek zorlaşıyor. Raporda, en iyimser senaryonun dahi yaklaşık 1,8°C’lik sıcaklık artışına işaret ettiği, diğer projeksiyonların ise daha yüksek seviyelere işaret ettiği belirtildi.

Bununla birlikte rapor, hükümetlerin emisyonların azaltılması, metan gazı salımının düşürülmesi ve fosil yakıtlardan kademeli olarak çıkılması konusunda derhal harekete geçmesi halinde “aşım, zirve ve düşüş” olarak tanımlanan bir patikanın mümkün olduğunu ortaya koyuyor.

Bu senaryoda küresel sıcaklıkların 1,5°C eşiğinin üzerine çıktıktan sonra yeniden bu seviyenin altına çekilmesi hedefleniyor.

“Bu rapor hem uyarı hem eylem çağrısı”

İklim değişikliğiyle mücadele için çalışmalar yürüten 350.org, UNEP raporunun hem bir uyarı hem de eylem çağrısı niteliğinde olduğunu belirtti.

Kurum, sıcaklıkların 1,5°C eşiğini aşmasının giderek kaçınılmaz hale geldiğini ancak aşımın ne kadar derin ve ne kadar uzun süreceğinin bugün alınacak kararlarla belirleneceğini vurguladı.

350 Pasifik Direktörü Fenton Lutunatabua, mümkün olan her sıcaklık derecesi kesrinin dahi geri kazanılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Sıcaklıkların ne kadar yükseleceğini ve 1,5°C'nin üzerinde ne kadar süre kalacağını sınırlamak hâlâ bizim elimizde. Zira 1,5°C'nin üzerinde geçen her gün; yutulan başka bir kıyı şeridi, sular altında kalan başka bir tarım alanı, yok olan başka bir mercan resifi demek.”

Lutunatabua, iklim kriziyle mücadele için gerekli bilimsel verilerin ve çözümlerin mevcut olduğunu, ihtiyaç duyulanın ise bunları hayata geçirecek siyasi irade olduğunu söyledi.

Avustralya’nın dünyanın en büyük fosil yakıt ihracatçılarından biri olduğuna dikkat çeken Lutunatabua, emisyon azaltımı ile kömür, petrol ve gazdan çıkışta yaşanacak gecikmelerin iklim krizine uyum çalışmalarını daha zor ve maliyetli hale getireceğini belirtti.

“COP31 Türkiye’ye ciddi bir sorumluluk yüklüyor”

350 Türkiye Direktörü Efe Baysal da UNEP raporunun, Akdeniz havzasında aşırı sıcaklar, kuraklık ve orman yangınlarıyla karşı karşıya olan Türkiye açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi.

Baysal, Antalya’da düzenlenecek COP31’in Türkiye’ye yalnızca küresel iklim diplomasisine yön verme fırsatı sunmadığını, aynı zamanda ciddi bir sorumluluk yüklediğini belirterek şunları söyledi:

“Ev sahibi bir ülke olarak samimi bir iklim liderliği sergilemek; kömürden çıkış için bağlayıcı bir takvim belirlemekten, yeni fosil yakıt yatırımlarını durdurmaktan ve ulusal katkı beyanımızı 1,5°C hedefiyle uyumlu hale getirmekten geçiyor.”

Baysal, Çanakkale’nin Karabiga ilçesindeki CENAL kömürlü termik santraline yeni ünite eklenmesi gündemine de dikkat çekerek, benzer projelerle süreci ertelemenin ya da yalnızca söylemlerle yetinmenin mümkün olmadığını ifade etti.

“Türkiye küresel ölçekte öncü bir rol üstlenmek istiyorsa bu raporun uyarılarını göz önünde bulundurmak zorunda.”

“Kırılma noktaları tetiklenebilir”

UNEP raporu, 1,5°C’nin aşılmasının yalnızca sıcaklık artışı anlamına gelmediği konusunda da uyarıyor.

Rapora göre, sıcaklıkların yükselmesi büyük buz tabakalarının dengesizleşmesi, Amazon yağmur ormanlarının tahrip olması ve Atlantik Meridyenel Devir Daim Dolaşımı’nın (AMOC) bozulması gibi geri döndürülemez iklimsel kırılma noktalarının tetiklenmesi riskini artırıyor.

Raporda ayrıca iklim risklerinin küresel sıcaklıktaki her ek dereceyle birlikte daha da şiddetlendiği vurgulanıyor.

Karbondioksit tutma teknolojilerinin de tek başına yeterli olmayacağı belirtilen raporda, bu teknolojilerin ancak fosil yakıtlardan kaynaklanan emisyonlarda acil ve kalıcı kesintilerle birlikte uygulanması halinde 1,5°C eşiğinin yeniden altına inilmesine katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.

UNEP ayrıca, iklim krizindeki tarihsel sorumluluğu en yüksek olan ülkelerin en hızlı şekilde ve en yüksek hedeflerle harekete geçmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

350 Türkiye nedir?

350 Türkiye (İklim İçin 350 Derneği), adını atmosferdeki karbondioksit miktarının güvenli üst sınırının milyonda 350 parçacık (ppm) olması gerektiği görüşünden alıyor.

Kurum, başta kömür olmak üzere halk sağlığını, doğayı ve iklimi tehdit eden fosil yakıt kullanımının bir an önce sona erdirilmesini savunuyor. 350 Türkiye, fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına adil geçişi destekleyen çalışmalar yürütüyor.

Kaynak: Bianet 

 

 

Günün Diğer Haberleri