İran basını, son dönemde ABD ile yürütülen diplomatik temaslarda adı öne çıkan Muhammed Bakır Kalibaf’ın, Çin ile ilişkileri yürütmek ve iki ülke arasındaki koordinasyonu sağlamak amacıyla özel temsilci olarak görevlendirildiğini duyurdu.
İran’a yakınlığıyla bilinen Tasnim Haber Ajansı’nın “konuya yakın kaynaklara” dayandırdığı haberine göre Kalibaf, kısa süre önce “İran İslam Cumhuriyeti’nin Çin özel temsilcisi” olarak atandı. Haberde, görevlendirmenin Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın teklifiyle yapıldığı ve İran’ın dini lideri Ali Hamaney tarafından onaylandığı belirtildi.
İran basınında yer alan değerlendirmelerde, Kalibaf’ın özellikle ekonomi, enerji, güvenlik ve diplomasi alanlarında Çin ile sürdürülen stratejik ilişkileri koordine edeceği ifade edildi. İran yönetiminin son yıllarda Batı yaptırımlarına karşı Çin ve Rusya ile geliştirdiği yakın ilişkilerin, bu atamayla daha da kurumsallaştırılmasının hedeflendiği yorumları yapıldı.
Fars Haber Ajansı ise İran’ın etkili siyasi isimlerinden biri olan ve mart ayında düzenlenen saldırıda hayatını kaybettiği belirtilen Ali Laricani’nin geçmişte benzer bir görev üstlendiğini hatırlattı. Laricani’nin, İran ile Çin arasında 2021 yılında imzalanan 25 yıllık kapsamlı işbirliği anlaşmasının müzakerelerinde önemli rol oynadığı kaydedildi.
Kalibaf diplomatik süreçlerde öne çıktı
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilim sonrasında İran yönetiminde önemli değişiklikler yaşanırken, Kalibaf’ın adı özellikle diplomatik temaslarda daha sık gündeme gelmeye başladı.
Nisan ayında ABD ile gerçekleştirilen görüşmelerde aktif rol aldığı belirtilen Kalibaf, İran iç siyasetinde uzun yıllardır etkili konumda bulunan isimler arasında yer alıyor. Siyasi coğrafya alanında doktora sahibi olan 64 yaşındaki Kalibaf, 1997 yılında Ali Hamaney tarafından Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanlığı görevine getirildi.
2000 yılında İran Emniyet Müdürü olarak görevlendirilen Kalibaf, ilerleyen yıllarda üç kez cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday oldu. İran siyasetinde muhafazakâr kanadın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen Kalibaf hakkında geçmişte çeşitli yolsuzluk iddiaları gündeme gelmiş, ancak bu iddialar yargı süreçlerine tam anlamıyla taşınmamıştı.
Trump’ın Pekin ziyareti sonrası dikkat çeken gelişme
Tahran yönetiminin Çin’e yönelik özel temsilci hamlesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin temaslarının hemen ardından geldi. ABD ve Çin arasında yapılan görüşmelerde İran’daki gerilimin de gündeme geldiği belirtilirken, Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’den İran üzerindeki etkisini kullanmasını istediği öne sürüldü.
Uluslararası basında yer alan yorumlarda, görüşmelerden İran konusunda somut bir sonuç çıkmadığı değerlendirmeleri yapıldı. Bununla birlikte İran’ın Çin ile ilişkileri daha üst düzey diplomatik zemine taşıma kararı, bölgesel dengeler açısından dikkat çekici bir gelişme olarak yorumlandı.
Öte yandan İsrail basınında çıkan haberlerde, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran ve Çin başlıklarını görüşmek üzere Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştireceği iddia edildi.
Hürmüz Boğazı’nda Çin gemilerine geçiş izni
İran’ın Çin ile ilişkilerde attığı adımlar yalnızca diplomasiyle sınırlı kalmadı. Tahran yönetimi, savaşın ilk günlerinde fiilen kapatılan stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndan bazı Çin gemilerinin geçişine izin verdi.
İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, geçişlerin “İran’ın boğaz yönetim protokollerine ilişkin anlaşma” kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.
Çin, İran petrolünün en büyük müşterileri arasında yer alırken, Hürmüz Boğazı’ndaki olası kapanmaların küresel enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili olduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar, petrol fiyatlarında yaşanabilecek yükselişin özellikle ihracata dayalı Çin ekonomisini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Analistler, İran’ın Kalibaf üzerinden Çin ile daha yakın koordinasyon kurmasının hem ekonomik yaptırımlara karşı alternatif kanallar oluşturma hem de bölgesel diplomatik destek arayışının bir parçası olduğunu değerlendiriyor.
Kaynak:Dwc Türkçe