Kastamonu’nun Tosya ilçesinde Hekimhan Madencilik A.Ş tarafından Devrez Vadisi’nde yürütülen maden arama faaliyetleri, yöre halkı ve çevre örgütlerinin sert tepkisine yol açtı. Yurttaşlar ve Devrez Havzası Doğa ve Yaşamı Koruma Derneği (DEVREZDER), Kastamonu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne sundukları dilekçelerle, hukuka aykırı şekilde ÇED süreci tamamlanmadan başlatılan sondajların derhal durdurulmasını ve hatalı ÇED dosyasının iptal edilmesini talep etti.
Yurttaşların şikâyet dilekçesinde, şirketin 2025 Nisan ayından bu yana sahada yaklaşık 40 sondaj çalışması yaptığı, bu faaliyetlerin yalnızca yüzeysel arama değil; ormanlık alanlara, sulak bölgelere ve çeltik tarlalarının dibine yollar açılarak platformlar kurulduğu belirtildi. Bölge halkı, idarenin masa başında evrak incelemekle yetinmemesini, sahada acil denetim yaparak hukuka aykırı faaliyetleri tespit etmesini istedi. Ayrıca, şirketin 12 Mart 2026’da yaptığı ÇED başvurusunun, aylar öncesinden başlatılan yasadışı sondajları meşrulaştırmak için kullanılamayacağı vurgulandı.
DEVREZDER’in Emin Çelik imzasıyla sunduğu dilekçede ise ÇED dosyasındaki eksiklikler ve çelişkiler haritalarla ortaya kondu. Dosyada yerleşimlere etkilerin az gösterildiği iddia edilse de, Ortalıca Köyü’ndeki bir konutun ÇED alanına yalnızca 35 metre, Karaköy’deki bir konutun ise 45 metre mesafede olduğu belirtildi. 250–400 metre derinliğe inen sondaj kuyularının gürültü, toz, trafik ve yeraltı su zonlarının karışması gibi ciddi halk sağlığı riskleri doğurduğu ifade edildi.
Dilekçede ayrıca, şirketin “Mera Kanunu kapsamında alan bulunmamaktadır” iddiasının gerçeği yansıtmadığı, bölgede Karaköy, Acıkavak ve Halkoluğu yaylalarının fiilen mera olarak kullanıldığı vurgulandı. Tosya Orman İşletme Müdürlüğü raporlarına göre bölgede 961 bitki türü ve 187 endemik tür bulunduğu, Bern Sözleşmesi ve IUCN listelerinde korunan türlerin yer aldığı hatırlatıldı. Arama sahasının, geyik ve karacaların hedef tür olduğu Çorum Kargı Kösdağ Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ile ekolojik bütünlük içinde olduğu da dile getirildi.
En kritik uyarılardan biri ise su kaynakları ve tarım üzerine oldu. Karaköy ve Ortalıca köylerinin içme ve kullanma sularının maden ruhsat sahası içindeki kaynaklardan sağlandığı, ÇED alanının ise coğrafi işaretli Sarıkılçık Tosya pirincinin ekildiği çeltik tarlalarına yalnızca 300 metre mesafede olduğu belirtildi. Devrez Çayı’na sızacak asit maden drenajı ve sondaj çamurunun, çeltik üretimini ve Kızılırmak havzasındaki gıda güvenliğini doğrudan tehdit edeceği uyarısı yapıldı.
Son olarak, projenin Kuzey Anadolu Fay Hattı’na yalnızca 6.9 kilometre mesafede bulunduğu, deprem ve taşkın risklerine karşı acil durum planlarının dosyada yer almadığına dikkat çekildi. Bu eksikliklerin, projenin mevcut haliyle kabul edilemez olduğunu belirten dilekçelerde, ÇED dosyasının iptali ve faaliyetlerin durdurulması talep edildi.
Kaynak:Evrensel Gazetesi