TMMOB: Türkiye’de “İş Cinayetleri Rejimi” Değişmeli

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü’nde yaptığı açıklamada, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğunu vurgulayarak mevcut sistemin değiştirilmesi çağrısında bulundu.

EMEK - 27-04-2026 10:44

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO), 28 Nisan dolayısıyla Oda Başkanı Yunus Yener imzasıyla bir açıklama yayımladı.

Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından “Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü” ilan edilen 28 Nisan kapsamında yapılan açıklamada, iş kazaları, iş cinayetleri ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, Türkiye’de ortalama her gün 5 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtilerek, mevcut tablonun “iş cinayetleri rejimi” olarak tanımlanabileceği ifade edildi.

Meslek hastalıklarına ilişkin verilerin de ciddi sorunlar içerdiğine işaret edilen açıklamada, Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre son 25 yılda meslek hastalıklarından kaynaklı ölüm sayısının yalnızca 128, toplam vaka sayısının ise 17 bin 690 olduğu aktarıldı.

Buna karşın ILO’nun uluslararası kabulleri ve Türkiye’deki çalışan sayısı birlikte değerlendirildiğinde, her yıl en az 10 bin emekçinin meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmesi gerektiği; ancak bu ölümlerin büyük bölümünün kayıt altına alınmadığı vurgulandı.

Açıklamada ayrıca mevcut politika ve uygulamaların işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki sorunları derinleştirdiği ifade edilerek, İSİG önlemlerinin kamucu bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiği belirtildi.

 

Öneriler şöyle sıralandı:

İSİG önlemleri öncelikle kamu hizmeti olarak ele alınmalıdır.

İşçi sağlığı ve güvenliği yalnızca teknik değil, aynı zamanda politik bir konudur.

“İş sağlığı, iş güvenliği” yerine “işçi sağlığı ve iş güvenliği” kavramı kullanılmalıdır.

Tekrarlayan ve bilinen nedenlerle meydana gelen ölümler “iş cinayeti” olarak tanımlanmalıdır.

İş kazaları ve meslek hastalıkları “kader” ya da “işin doğası” olarak görülmemelidir.

İSİG’in sağlanmasında sorumluluk işverenlerde olmalı, işverenlere ve işyerlerine ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.

Sendikalar, TMMOB, TTB, üniversiteler ve ilgili kurumların katılımıyla bağımsız bir ulusal enstitü/kurul oluşturulmalıdır.

İş Yasası, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ve ilgili mevzuat, tarafların katılımıyla yeniden düzenlenmelidir.

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi, emek ve meslek örgütlerinin çoğunlukta olduğu bir yapıya kavuşturulmalıdır.

İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin mesleki bağımsızlıkları ve iş güvenceleri sağlanmalıdır.

Sendikalar ve meslek odaları iş kazaları sonrası inceleme ve analiz yapabilmelidir; ölümlü kazalarda işyerleri inceleme tamamlanana kadar kapatılmalıdır.

Asıl işveren-alt işveren ilişkisi ve esnek çalışma kaldırılmalı; haftalık çalışma süresi 35 saat olmalıdır.

Sendikalaşma, toplu sözleşme ve grev hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Çocuk işçiliğine son verilmeli, çocuklar örgün eğitime yönlendirilmelidir.

Kadın emeğine yönelik eşitsizlikler giderilmeli, eşit işe eşit ücret sağlanmalıdır; ILO’nun 190 sayılı sözleşmesi onaylanmalıdır.

İşyerlerinin kuruluş aşamasından itibaren İSİG denetimleri yapılmalı; işyeri kurma izni ve işletme belgesi zorunlu hale getirilmelidir.

Yangın güvenliği ve denetimine ilişkin kapsamlı bir mevzuat oluşturulmalıdır.

Mesleki eğitim ve yeterlilik sistemi kamucu bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir.

Açıklamada, bu düzenlemelerin hayata geçirilmemesi halinde iş kazaları ve meslek hastalıklarına bağlı ölümlerin süreceği ifade edildi.

Kaynak: evrensel 

Günün Diğer Haberleri