Suriye’de nüfuz yarışı: Riyad’dan sermaye, Ankara’dan kurumsal etki

Suudi Arabistan ile Türkiye, Suriye’de farklı sektörlerde kurdukları ortaklıklarla etkilerini genişletmeye çalıştı. El-Ahbar’ın incelemesine göre Riyad yüksek finansman gerektiren projelerde öne çıkarken, Ankara güvenlik, savunma ve kamu kurumlarına yönelik teknik işbirliğine ağırlık verdi.

DÜNYA - 04-11-2026 11:08

Suriye’de Ahmed eş-Şara (Colani) yönetiminin Türkiye ve Suudi Arabistan’la geliştirdiği ilişkiler, ekonomik anlaşmaların ötesine uzanan bir nüfuz rekabetini beraberinde getirdi. Şam yönetimi iki ülkenin desteğinden yararlanarak iktidarını sağlamlaştırmaya çalışırken, Ankara ile Riyad’ın yöneldiği sektörler ülkedeki farklı etki alanlarını ortaya koydu.

YDH’nin aktardığı El-Ahbar incelemesine göre, Türkiye ve Suudi Arabistan’la imzalanan anlaşma ve mutabakatlar, değerlendirilen dönemde Şam’ın dış ekonomik ortaklıklarının önemli bölümünü oluşturdu. Ancak açıklanan yatırım tutarları ve imzalanan belgeler, projelerin tamamının uygulamaya geçtiği anlamına gelmedi.

Riyad, finansman gücüyle alan açtı

Suudi Arabistan, önceki Suriye yönetiminin devrilmesinin ardından İran’ın gerileyen etkisinin bıraktığı alanı doldurmaya ve Türkiye’nin nüfuzunu dengelemeye yöneldi. Şam yönetimi ise ekonomik kaynak ihtiyacı ve güvenlik sorunları nedeniyle Riyad’la ilişkilerini güçlendirdi.

Habere göre Suudi yönetimi, ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımlarının kaldırılması için girişimlerde bulundu; Suriye Genel Güvenlik Müdürlüğü ve sınır muhafızlarına destek sağladı. Ayrıca 1,65 milyon varillik petrol hibesi sundu.

El-Ahbar’ın derlemesinde, Suudi tarafıyla yaklaşık 24 toplantı, etkinlik veya imza töreni gerçekleştirildiği; bu temaslarda 67 mutabakat zaptı ve yaklaşık 12 işbirliği anlaşmasının imzalandığı belirtildi.

Temmuz 2025’teki Suriye-Suudi Yatırım Forumu’nda toplam değeri yaklaşık 6 milyar dolar olarak açıklanan 47 mutabakat duyuruldu. Bununla birlikte belgelerin kapsamı ve uygulama takvimi hakkında sınırlı bilgi paylaşıldı.

Suudi ortaklıkları petrol, doğalgaz, elektrik, gayrimenkul, ulaşım, havacılık, sanayi ve tarım gibi yüksek sermaye gerektiren alanlarda yoğunlaştı. Bazı mutabakatların uygulama sözleşmelerine dönüştüğü, büyük projelerde ise yatırım sürecinin temkinli ilerlediği aktarıldı.

Ankara’nın etkisi kamu kurumlarına uzandı

Türkiye’nin Suriye’deki ortaklıkları ise teknik destek, uzmanlık aktarımı ve kurumsal işbirliği üzerinden şekillendi. Enerji, ulaşım, tarım, sağlık ve yerel yönetimlerin yanında savunma, güvenlik ve yükseköğretim de Ankara’nın faaliyet yürüttüğü alanlar arasında yer aldı.

El-Ahbar’ın ilk sayımına göre Türkiye’yle yaklaşık 22 temas gerçekleştirildi; dokuz işbirliği anlaşması, 18 mutabakat zaptı, bir işbirliği protokolü ve bir nihai sözleşme imzalandı. Ağustos 2025’te açıklanan belgelerin sayısında ise kaynaklar arasında farklılık bulundu: Suriye Haber Ajansı 10, Türk medyası 18 belge bildirdi.

İncelemede, Ankara’nın rolünün büyük ölçekli finansmandan çok kamu kurumlarının işleyişine uzanan teknik ortaklıklarda belirginleştiği ifade edildi.

Dijitalleşme ve ticaret politikaları tartışma yarattı

Haberde görüşlerine yer verilen Suriyeli ekonomistler, dijitalleşme ve otomasyon projelerinin Türkiye’ye Suriye kurumlarının işleyişi ve arşivleri hakkında geniş bilgi sağlayabileceği yönünde kaygı dile getirdi.

Yeni yönetimdeki bazı isimlerin geçmişte Türkiye’de yaşamış olması veya Türk vatandaşlığı taşıması da Ankara’nın karar alma süreçlerindeki etkisine ilişkin tartışmaların başlıklarından biri oldu.

Ekonomik ilişkilerde ise yerli üretimin korunması sorunu öne çıktı. İncelemede, savaş öncesindeki ticari açılımın Suriye’deki sanayi işletmeleri ve atölyeler üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin değerlendirmeler hatırlatıldı. Türk kamyonlarına tanınan transit ücreti muafiyetinin gerekçesinin açıklanmadığı belirtildi.

Türkiye, Katar ve ABD’den şirketlerin yer aldığı, Şam Uluslararası Havalimanı’nın yaklaşık 4 milyar dolarlık genişletilmesi ve geliştirilmesi projesi ise büyük ölçekli ortaklıklar arasında gösterildi.

Şam’ın denge arayışı rekabeti bitirmedi

El-Ahbar’ın değerlendirmesine göre Riyad, Türkiye’yle yakın ilişkileri bulunan isimlerin Suriye yönetimindeki konumlarını dikkatle izledi. Ankara açısından ise Suudi Arabistan’ın sağlayabileceği büyük finansman kaynakları, rekabetin temel unsurlarından biri oldu.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki askerî varlığı da ülkedeki etkisine yönelik tepkilerin nedenleri arasında gösterildi. Suudi Arabistan’ın toplumsal karşılığına ilişkin değerlendirmeler ise gazetenin analizine dayandırıldı.

İnceleme, gelecekte iki ülkenin ortak projelerde buluşmasının mümkün olduğunu, ancak ekonomik işbirliğinin nüfuz mücadelesini kendiliğinden sona erdirmeyeceğini savundu. Şam yönetiminin denge politikası da bu rekabetin ortasında şekillendi.

Kaynak: YDH’nin aktardığı El-Ahbar incelemesi.

Günün Diğer Haberleri