Yaz tatili, biriken kitapları okumak için en uygun dönemlerden biri. Ancak valize konulan kitaplar yalnızca o anki okuma isteğini değil, okurun iç dünyasına dair bazı ipuçlarını da barındırıyor olabilir. Son yıllarda yapılan psikoloji araştırmaları, kitap tercihlerinin kişilik özellikleri, temel kaygılar ve dünyayı algılama biçimiyle bağlantılı olabileceğini gösteriyor.
Paris’teki École Normale Supérieure’de görev yapan bilişsel bilimci Edgar Dubourg, okuma tercihlerinin rastlantısal olmadığını belirterek, “Okuma listeniz aslında kişiliğinizin bir haritasını sunar.” değerlendirmesinde bulunuyor.
Dubourg’a göre insanlar gerilim, aşk, korku ya da bilimkurgu kitaplarını yeni duygular yaşamak için değil, zaten var olan psikolojik eğilimlerini ve motivasyonlarını harekete geçirdiği için tercih ediyor.
Oxford Brookes Üniversitesi’nden psikolog Dr. Valerie van Mulukom da okuma tercihlerinin, bireylerin “varoluşsal güvensizlikleri” olarak tanımlanan temel içsel kaygılarından etkilenebileceğini ortaya koyuyor.
Araştırmada kitaplar dört temel kategori altında değerlendiriliyor:
Aksiyon, macera, bilimkurgu, distopya ve fantastik Romantik, komedi, dram ve aile hikâyeleri Polisiye, gerçek suç, gerilim ve korku Tarih, biyografi, anı ve belgesel nitelikli eserlerPolisiye okurları tehlike temalarına daha duyarlı olabilir
Araştırmaya göre polisiye, casusluk, gerçek suç ve korku romanlarını tercih eden okurlar, tehdit ve tehlike temalarına karşı daha duyarlı olabiliyor.
Bu tür eserler, okurun güvenli bir ortamda risk duygusunu deneyimlemesine olanak tanırken, psikolojik gerilimlerden klasik polisiyelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Romantik romanlar ilişkilere dair kaygıları yansıtabilir
Romantik ve dramatik hikâyeleri tercih eden okurların ise ilişkiler, sosyal kabul, yakınlık ve aidiyet gibi konulara daha fazla önem verebildiği belirtiliyor.
Araştırmacılar, bu tür kitapların okura başkalarının duygu ve davranışlarını gözlemleyebileceği güvenli bir alan sunduğunu ifade ediyor.
Fantastik dünyalar geleceğe dair endişelerle bağlantılı olabilir
Bilimkurgu, fantastik ve distopik eserleri sevenlerin iklim krizi, savaşlar, teknolojik gelişmeler veya insanlığın geleceği gibi küresel meselelere daha duyarlı olabileceği değerlendiriliyor.
Bu nedenle ejderhalar, büyücüler ya da kıyamet sonrası dünyalar yalnızca hayal gücünün ürünü değil, geleceğe ilişkin kaygıların da bir yansıması olabilir.
Tarih ve biyografi okurları açıklama arıyor olabilir
Kurgu yerine biyografi, tarih ve anı kitaplarını tercih edenlerin ise yaşanan olayları anlamlandırmaya ve gerçek hayata ilişkin açıklamalar bulmaya daha fazla ilgi duyduğu belirtiliyor.
Dubourg’a göre burada belirleyici olan unsur, metnin kurgu olup olmaması değil; insanların dünyayı anlamak için sürekli hikâyeler ve anlatılar üzerinden düşünmesi.
Araştırmacılar, bu bulguların kesin bir kişilik testi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Ancak kitap seçimlerinin, okurların ilgi alanlarının ötesinde psikolojik eğilimleri ve iç dünyaları hakkında da önemli ipuçları sunabileceğine dikkat çekiliyor.
Kaynak: gazete oksijen