RSF: “Ulusal güvenlik” gerekçesi dünya genelinde basın özgürlüğünü tehdit ediyor

Sınır Tanımayan Gazeteciler'in (RSF) yeni raporu, "ulusal güvenlik" gerekçesinin gazetecilerin yargılanması, hapsedilmesi ve susturulmasında giderek daha fazla kullanıldığını ortaya koydu. Raporda Türkiye'den Can Dündar ve Müyesser Yıldız davalarına da yer verildi.

MEDYA - 09-07-2026 18:34

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), "Gazeteciliğe Karşı Bir Silah Olarak Ulusal Güvenlik" başlıklı raporunda, ulusal güvenlik kavramının birçok ülkede basın özgürlüğünü sınırlandırmak için kullanılan bir araca dönüştüğünü belirtti.

Rapora göre gazeteciler, ulusal güvenlik gerekçesiyle yargılanıyor, hapsediliyor, gözetim altına alınıyor, sürgüne zorlanıyor ve bazı ülkelerde yaşamlarını yitiriyor. RSF, devletlerin ulusal güvenlik kavramını asli amacının dışına çıkararak gazeteciliği kriminalize etmek için kullandığını savundu.

RSF Yayın Direktörü Anne Bocandé, gazeteciliğin devlete karşı işlenmiş bir suç olmadığını belirterek, basın özgürlüğüne yönelik keyfi soruşturmaların aynı zamanda toplumun haber alma hakkını da zedelediğini ifade etti.

Raporda, ulusal güvenlik yasalarının yalnızca otoriter rejimlerde değil, demokratik ülkelerde de casusluk, devlet sırrı, terörle mücadele ve siber güvenlik gerekçeleriyle gazetecilere karşı kullanılabildiği vurgulandı.

Türkiye de raporda özel olarak ele alınan ülkeler arasında yer aldı. RSF, Cumhuriyet gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın MİT TIR'ları haberleri nedeniyle aldığı hapis cezasını ve OdaTV Haber Müdürü Müyesser Yıldız ile gazeteci İsmail Dükel'in Libya ve Suriye'deki askeri faaliyetlere ilişkin haberleri nedeniyle yargılanmalarını örnek gösterdi.

Raporda ayrıca Suudi Arabistan, Çin, Rusya, Hong Kong, Filistin ve ABD'den de gazetecilere yönelik baskı örneklerine yer verildi. RSF, terör, casusluk, propaganda ve devlet sırrını ifşa gibi suçlamaların dünya genelinde gazetecilere karşı daha sık kullanılmaya başlandığını belirtti.

2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne de atıfta bulunan raporda, basının faaliyet gösterdiği hukuki ortamın 180 ülke ve bölgenin 110'unda son bir yılda kötüleştiği ifade edildi.

RSF, raporun sonunda ulusal güvenlik gerekçesiyle basın özgürlüğünün yalnızca istisnai, gerekli ve orantılı durumlarda sınırlandırılması gerektiğini vurgulayarak, gazetecilerin kaynak gizliliğinin korunması ve yargı güvencelerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Kaynak: Bianet 

Günün Diğer Haberleri