Enerji arzı güvenliğine ilişkin kaygıların arttığı Asya'da, küresel piyasalarda yaşanan son gelişmeler petrolün yerine kömürün yeniden öne çıkmasına yol açıyor. Deniz taşımacılığı sektörünün önde gelen şirketlerinden Seanergy Maritime Holdings Corp.'un CEO'su Stamatis Tsantanis, bölge ülkelerinin enerji stratejilerinde önemli bir değişim yaşandığını belirterek kömürün giderek daha cazip bir seçenek haline geldiğini söyledi.
Bloomberg'e değerlendirmelerde bulunan Tsantanis, dünyanın en büyük enerji tüketicisi olan Çin'in son aylarda büyük miktarlarda kömür stoku yaptığını ifade etti. Tsantanis'e göre kömür, yalnızca Asya için değil, aynı zamanda ABD açısından da yeniden stratejik bir emtia niteliği kazanmaya başlıyor.
Hürmüz Krizi Enerji Tercihlerini Değiştiriyor
Uluslararası enerji koridorlarında yaşanan aksamalar, sanayi ülkelerinin tedarik stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Mart ayı başında Hürmüz Boğazı'nda yaşanan fiili kapanma, Basra Körfezi'nden yapılan petrol sevkiyatlarında ciddi aksamalara neden oldu.
Petrol arzındaki belirsizlikler, Asyalı alıcıları alternatif enerji kaynaklarına yöneltirken, enerji sepetlerinin çeşitlendirilmesi yönündeki çabaları da hızlandırdı. Analistler, Çin'in ham petrol ithalatını azaltırken, kimya sanayisinde petrol yerine kömür bazlı hammaddelere yönelen daha yapısal bir dönüşüm sürecine girdiğine dikkat çekiyor.
Tsantanis, olası güçlü bir El Niño etkisinin de enerji talebini artırabileceğini belirterek, Asya'nın bazı bölgelerinde yükselen enerji ihtiyacının yakıt fiyatları üzerinde ilave baskı yaratabileceğini ifade etti.
Navlun Maliyetleri Yeni Risk Alanı
Jeopolitik gerilimler yalnızca enerji arzını değil, küresel taşımacılık maliyetlerini de etkiliyor. Kızıldeniz ve Orta Doğu'daki riskler nedeniyle gemilerin daha uzun rotalara yönelmesi ve yakıt maliyetlerinin yükselmesi, navlun ücretlerinde ciddi artışlara neden oluyor.
Demir cevheri, kömür ve boksit gibi dökme yük taşımacılığında faaliyet gösteren Seanergy'nin gemileri doğrudan petrol taşımacılığı yapmasa da, küresel lojistik ağındaki maliyet artışlarından etkileniyor.
Tsantanis, yükselen taşımacılık maliyetlerinin etkisinin enerji piyasalarıyla sınırlı kalmayacağını vurgulayarak, altyapı projeleri ve veri merkezleri için gerekli hammaddelerin taşınmasının da daha pahalı hale geleceğini söyledi.
Uzmanlara göre lojistik maliyetlerindeki yükseliş, önümüzdeki dönemde küresel ölçekte enflasyonist baskıları artırabilir ve trilyonlarca dolarlık yatırım projelerinin maliyetlerini yukarı çekebilir.
Kaynak: gazete oksijen