Öğretmene önlük dayatması: Eğitim-İş yargıya gidiyor

MEB’in öğretmen kıyafetini santim santim belirleyen düzenlemesine Eğitim-İş’ten sert tepki: “Önlüğün boyunu hesaplayacağınıza sınıflardaki öğrenci yoğunluğunu hesaplayın”

EĞİTİM - 06-09-2026 00:29

Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen önlüğünü fiilen zorunlu hale getiren düzenlemesine Eğitim-İş tepki gösterdi. 2023’te “tercih ve teşvik” söylemiyle başlayan uygulamanın 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesiyle zorunluluk niteliğine büründüğünü belirten sendika, öğretmenin kıyafetinin renk, kumaş, cep, yaka ve ölçülerine kadar belirlenmesini eleştirdi. Eğitim-İş, düzenlemeyi yargıya taşıyacağını açıkladı.

Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim sisteminin kronikleşmiş sorunları çözüm beklerken öğretmenlerin nasıl giyineceğine ilişkin ayrıntılı düzenlemelerle gündemde. Öğretmen önlüğü uygulaması, 2023 yılında “tercih” ve “teşvik” ifadeleriyle başlatılırken, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımlanan düzenlemelerde öğretmenlerin görevleri sırasında önlük giyeceğine ilişkin ifadelerin kullanılması tartışmayı yeni bir boyuta taşıdı.

Eğitim-İş, uygulamanın artık gönüllü bir tercih olmaktan çıkarılarak idari takip ve denetim konusu haline getirildiğini savundu.

Önlüğün rengine, kumaşına, cebine kadar Bakanlık belirliyor

Bakanlık tarafından yayımlanan “Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu” ile öğretmenlerin kullanacağı önlüğün yalnızca genel görünümü değil, teknik ayrıntıları da tanımlanıyor.

Kılavuz kapsamında ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan kadın ve erkek öğretmenler için beyaz önlük modeli öngörülürken, kumaş içeriğinden beden ölçülerine, kol ve yırtmaç uzunluklarından yaka biçimine, cep düzeninden nakış ölçülerine kadar çok sayıda ayrıntıya standart getiriliyor.

Eğitim-İş ise Bakanlığın bu ayrıntılı düzenlemesini, eğitim sisteminin gerçek sorunlarıyla kıyaslayarak eleştirdi.

Sendikaya göre öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, okullardaki temizlik ve güvenlik sorunları, düşük ücretler, barınma ve ulaşım sıkıntıları, norm kadro mağduriyetleri, resen atamalar ve yer değiştirme sorunları çözüm beklerken Bakanlığın öğretmenin önlüğüne ilişkin santimetrelik düzenlemelere odaklanması kabul edilemez.

“Öğretmenin itibarı kumaş parçasıyla sağlanmaz”

Bakanlığın önlüğü “mesleğin saygınlığı” ve “eğitimin niteliği” ile ilişkilendirmesine de tepki gösteren Eğitim-İş, öğretmenlik mesleğinin itibarının kıyafet üzerinden kurulamayacağını vurguladı.

Sendika, öğretmenin toplumdaki saygınlığının; ekonomik ve özlük haklarının güçlendirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, mesleki özerkliğinin korunması ve eğitim emekçilerine yönelik şiddetin önlenmesiyle sağlanabileceğini belirtti.

Açıklamada, yıllardır ekonomik ve mesleki açıdan baskı altında bırakılan öğretmenlerin bir önlük aracılığıyla yeniden “itibarlı” hale getirilemeyeceği ifade edildi.

Kadın öğretmenlerin kıyafetine yönelik müdahale kaygısı

Eğitim-İş’in itirazlarının bir diğer başlığını ise kadın öğretmenlerin kıyafetlerine yönelik müdahale ihtimali oluşturuyor.

Sendika, Bakanlığın öğretmen kıyafetini “mesleğin vakarı” ve “toplumsal hassasiyetler” gibi sınırları açık biçimde tanımlanmayan kavramlarla ilişkilendirmesinin yeni müdahalelerin önünü açabileceği uyarısında bulundu.

Özellikle kadınların kıyafetlerinin ve kamusal alandaki görünürlüğünün uzun yıllardır siyasi ve toplumsal tartışmaların konusu haline getirildiğine dikkat çeken Eğitim-İş, önlük uygulamasının bu açıdan da sorgulanması gerektiğini savundu.

Sendikaya göre bugün önlüğün boyu, yakası ve modeli üzerinden başlayan standartlaştırma yaklaşımının ileride öğretmenlerin başka kıyafetlerinin de “uygun” veya “uygunsuz” ilan edilmesine dönüşmeyeceğinin güvencesi bulunmuyor.

“Tercih”ten zorunluluğa: Eğitim-İş tepki gösterdi

Eğitim-İş, uygulamanın birkaç yıl içerisinde “öğretmenin tercihi” olmaktan çıkarılıp idari bir yükümlülüğe dönüştürülmesini de eleştirdi.

Sendika, öğretmenlerin mesleki bilgi ve birikime sahip eğitim emekçileri olduğunu, kıyafet tercihlerinin idari makamlar tarafından sürekli talimat ve denetim konusu yapılmasının öğretmenlik mesleğinin özerkliğiyle bağdaşmadığını belirtti.

Açıklamada ayrıca uygulamanın il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri aracılığıyla takip edilmesinin, önlük kullanımının ilerleyen süreçte tutanak, soruşturma veya başka idari yaptırımlara konu edilmesi riskini beraberinde getirdiği savunuldu.

Eğitim-İş, böyle bir durum yaşanması halinde üyelerinin hukuki haklarını savunacağını duyurdu.

“Elli kişilik sınıfta öğrenciye kaç metrekare düşüyor, onu hesaplayın”

Sendikanın Bakanlığa yönelik eleştirisinin en çarpıcı başlıklarından biri ise eğitim sistemindeki önceliklerin sorgulanması oldu.

Eğitim-İş, Bakanlığın öğretmen önlüğünün boyunu ve cep ölçüsünü belirlemek için harcadığı mesainin, sınıflardaki öğrenci yoğunluğunun azaltılması ve eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için harcanması gerektiğini belirtti.

Sendika, özellikle kalabalık sınıflara dikkat çekerek, “Önlüğün boyunu santim santim hesaplayacağınıza, elli kişilik sınıfta bir çocuğa kaç santimetrekare düştüğünü hesaplayın” anlayışıyla Bakanlığın eğitim politikalarına tepki gösterdi.

Eğitim-İş: “Hukuksuz dayatmayı yargıya taşıyacağız”

Eğitim-İş, öğretmen önlüğüne ilişkin düzenlemeyi hukuki açıdan da inceleyeceğini ve uygulamanın zorunluluğa dönüştürülmesine karşı yargı yoluna başvuracağını açıkladı.

Sendika, Bakanlığın genelge ve kılavuz aracılığıyla öğretmenlerin mevcut tercih alanını daraltmasını ve bu tercihin idari mekanizmalar tarafından takip edilmesini kabul etmeyeceklerini belirtti.

Eğitim-İş’in açıklamasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e de doğrudan çağrı yapıldı: Bakanlığın öğretmenlerin kıyafetini standartlaştırmak yerine öğretmen atamalarından ücret sorununa, güvenli okullardan nitelikli eğitime kadar çözüm bekleyen temel sorunlara odaklanması istendi.

Sendika, öğretmenlerin tek tip görüntünün taşıyıcısı olmadığını; pedagojik sorumluluk taşıyan, mesleki bilgi ve deneyime sahip eğitim emekçileri olduğunu vurguladı.

Açıklama, “Öğretmenin yakasından, cebinden, önlüğünden elinizi çekin; eğitimin gerçek sorunlarına bakın” çağrısıyla sona erdi.

Eğitim-İş, önlük uygulamasının öğretmenin kendi tercihi olması gerektiğini belirterek, zorunlu kıyafet dayatmasına karşı hukuki mücadeleyi başlatacağını duyurdu.

Haber Merkezi

Günün Diğer Haberleri