OECD’nin 2025 raporu: Türkiye genç NEET oranında ilk sırada

OECD’nin Education at a Glance 2025 raporuna göre Türkiye’de 18–24 yaş arası gençlerin %31,3’ü ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor. Eurostat ve TEDMEM verileri de gençlerin üretimden dışlanmasının yapısal bir krize dönüştüğünü gösteriyor.

GÜNCEL - 29-04-2026 13:32

OECD’nin 2025 yılında yayımladığı Education at a Glance raporu, Türkiye’de gençlerin eğitim ve istihdamdan kopuşunun derinleştiğini ortaya koydu. Rapora göre 18–24 yaş grubundaki gençlerin %31,3’ü NEET (ne eğitimde ne istihdamda) kategorisinde yer alıyor. Bu oran, OECD ortalamasının (%14,1) iki katından fazla. Türkiye, bu göstergede OECD ülkeleri arasında ilk sırada bulunuyor. 

Cinsiyet farkı da dikkat çekici. OECD verileri, genç kadınlarda NEET oranının %41,6, genç erkeklerde ise %22,1 olduğunu gösteriyor. Bu fark, OECD ortalamasındaki 1,5 puanlık cinsiyet açığının çok üzerinde. Uzmanlar, bu durumun toplumsal cinsiyet rolleri, bakım yükü ve istihdamdaki eşitsizliklerle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. 

Eurostat’ın son yayımlanan verileri de tabloyu doğruluyor. Avrupa İstatistik Ofisi’nin değerlendirmesine göre Türkiye, genç NEET oranında Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Özellikle üniversite mezunlarının istihdamında yaşanan gerileme, gençlerin eğitimden çalışma hayatına geçişte ciddi engellerle karşılaştığını gösteriyor. 

Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM tarafından hazırlanan değerlendirmeler ise OECD verilerinin işaret ettiği yapısal sorunları ayrıntılandırıyor. Kurumun analizine göre, yükseköğretime erişimde artış yaşansa da mezunların istihdam oranı OECD ortalamasının belirgin biçimde altında. Ayrıca mesleki eğitimdeki dönüşüm, MESEM gibi modellerin gençleri istatistiksel olarak “eğitimde” gösterse de fiili katılımın düşük olduğu vurgulanıyor. 

Uzmanlar, genç nüfusun üçte birine yakınının eğitimden ve üretimden kopmasının yalnızca ekonomik değil, toplumsal bütünlük ve gelecek kuşakların refahı açısından da alarm verici olduğunu belirtiyor. NEET oranındaki artışın, bölgesel eşitsizlikler, güvencesiz çalışma, yoksulluk ve toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık gibi çok katmanlı sorunlarla bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Günün Diğer Haberleri