Kayyım atanan TELE1'in Genel Yayın Yönetmeni, gazeteci ve yazar Merdan Yanardağ'ın yeni kitabı "Silivri ve Direniş Yazıları" okurlarla buluştu. Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlanan eser, Yanardağ'ın Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunduğu dönemde kaleme aldığı yazılardan oluşuyor.
24 Ekim 2025 tarihinde "siyasal casusluk" suçlamasıyla gözaltına alınan ve 27 Ekim'de tutuklanan Yanardağ, kitabında cezaevi deneyimini yalnızca kişisel bir tutukluluk öyküsü olarak değil, Türkiye'nin güncel siyasal ve hukuki atmosferine ilişkin bir tanıklık olarak ele alıyor. Eserde, güncel siyasal değerlendirmeler ile felsefi ve kuramsal denemeler bir araya getirilirken, demokratik mücadele, hukuk devleti, basın özgürlüğü ve toplumsal muhalefetin geleceği üzerine değerlendirmelere yer veriliyor.
"Silivri yalnız zulmün değil, direnişin de simgesidir"
Kitap, "Silivri yalnız zulmün değil direnişin de simgesidir" başlıklı sunuş yazısıyla başlıyor. Yanardağ, cezaevini yalnızca özgürlüğün kısıtlandığı bir mekân olarak değil, düşünsel üretimin ve hakikat mücadelesinin sürdürüldüğü bir alan olarak tanımlıyor.
Sunuş bölümünde şu ifadeler yer alıyor:
"Bu kitap, hem Silivri direnişinin bir ürünü hem de bu direnişin bir aracıdır. Kuşku yok ki, gerçek değerini ve hakkını ulaştığı okurları verecektir. Şairin dediği gibi; mesele esir düşmek değil, teslim olmamaktır. Direniş içeride de sürüyor dışarıda da... Zorbalıklara ve hukuksuzluklara boyun eğmeyeceğiz. Buradayız! Biz kazanacağız."
Geniş bir siyasal değerlendirme
"Silivri ve Direniş Yazıları"nda Türkiye'nin son yıllardaki siyasal gelişmeleri farklı başlıklar altında ele alınıyor. Kitapta 19 Mart 2025'te yaşanan operasyonlar, Yanardağ'ın yargılandığı "casusluk" davası ve TELE1'e yönelik baskılar değerlendirilirken; siyasal İslamcı hareketin güncel durumu, laiklik tartışmaları, kapitalizmin dönüşümü, dış politika, Filistin meselesi, Kürt meselesi ve cumhuriyetçi-sol siyasetin geleceğine ilişkin analizler de yer alıyor.
"Karşı iddianame" niteliğindeki savunma
Kitabın son bölümünde ise Merdan Yanardağ'ın "casusluk" davasında mahkemeye sunduğu ve "karşı iddianame" olarak tanımladığı savunmasının tam metni yayımlanıyor. Böylece eser, yalnızca cezaevinde kaleme alınan yazıları değil, aynı zamanda yargı sürecine ilişkin savunmayı da okurlarla buluşturuyor.
Kaynak:Evrensel Gazetesi