Liman işçilerinden uluslararası grev: “Savaşa silah taşımayacağız “

Beş kıtada 22 ülke ve bölgedeki 113 limanda işçiler, silah sevkiyatlarına ve limanların savaşların lojistik merkezlerine dönüştürülmesine karşı 30 Ekim'de uluslararası eylem gerçekleştirdi. Türkiye'den sendikaların da katıldığı eylemlerde, özellikle İsrail'e yönelik askeri sevkiyatların durdurulması ve limanların savaş politikalarının parçası haline getirilmesine son verilmesi istendi.

EMEK - 31-10-2026 07:51

Beş kıtada 22 ülke ve bölgedeki 113 limanda işçiler, silah sevkiyatlarına ve limanların savaşların lojistik merkezlerine dönüştürülmesine karşı 30 Ekim’de uluslararası eylem gerçekleştirdi. Türkiye’den sendikaların da katıldığı eylemlerde, özellikle İsrail’e yönelik askeri sevkiyatların durdurulması ve limanların savaş politikalarının parçası haline getirilmesine son verilmesi istendi.

“Savaş için çalışmayacağız” sloganıyla düzenlenen eyleme 25’ten fazla sendika katıldı. İtalya, Fransa, Yunanistan, İspanya, Türkiye ve Fas’taki sendikaların öncülüğünde başlayan eylemler; Hindistan’dan Almanya’ya, Danimarka’dan İsveç’e, ABD’den Avustralya’ya kadar yayıldı. Bazı ülkelerde 24 saatlik iş bırakma gerçekleştirilirken bazı limanlarda kısa süreli grevler ve protestolar düzenlendi.

Yunanistan’ın Pire Limanı’nda yaklaşık 3 bin işçinin katıldığı iş bırakma eylemi yükleme ve boşaltma faaliyetlerini durdurdu. Fransa’da 24 limanda grev çağrısı yapılırken İtalya’da liman işçilerinin eylemleri ülke çapındaki genel grevle birleşti.

İstanbul’da alınan karar beş kıtaya yayıldı

Uluslararası eylemin örgütlenme süreci, Mayıs 2026’da İstanbul’da düzenlenen Üçüncü Uluslararası Akdeniz ve Avrupa Liman İşçileri Sendikaları Toplantısı’na dayanıyor.

Türkiye’den Liman-İş’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya İtalya’dan USB, Fransa’dan CGT Liman ve Rıhtım İşçileri Federasyonu, Yunanistan’dan ENEDEP, Bask Bölgesi’nden LAB ve Fas’tan ODT sendikaları katıldı.

Toplantı sonunda yayımlanan İstanbul Deklarasyonu ile limanların silah ve askeri teçhizat taşımacılığında kullanılmasına karşı ortak mücadele kararı alındı. 30 Ekim uluslararası eylem günü de bu karar doğrultusunda ilan edildi.

Dünya Sendikalar Federasyonu’nun (WFTU) desteklediği eylem, başlangıçta Akdeniz ve Avrupa’daki 40’tan fazla limanı temsil eden sendikaların çağrısıyla gündeme geldi. Farklı kıtalardan sendikaların katılımıyla kapsamı genişledi.

İtalya merkezli USB’nin açıkladığı listeye göre 22 ülke ve bölgedeki 113 liman eylem ağına dahil oldu. Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) ise açıklamasında 17 ülkede 100’den fazla limandan söz etti. Farklı sayıların, sendikaların katılım ve dayanışma ölçütlerinin aynı olmamasından kaynaklandığı belirtildi.

Pire’de yükleme durdu, Fransa’da 24 limanda grev

Yunanistan, eylemin en güçlü merkezlerinden biri oldu. Pire Limanı’nda yaklaşık 3 bin işçi iş bıraktı ve yükleme-boşaltma faaliyetleri durdu. Ülkedeki denizcilerin ayrı grevi nedeniyle ada seferlerinde de aksamalar yaşandı. Denizciler ücret artışı, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve savaş bölgelerinde görev yapan gemi personelinin güvenliğinin sağlanmasını talep etti.

Fransa’da CGT Liman ve Rıhtım İşçileri Federasyonu’nun çağrısıyla 24 limanda 24 saatlik grev düzenlendi. Le Havre, Marsilya, Dunkirk ve Rouen öne çıkan merkezler arasında yer aldı. Grev çağrısı, yaklaşık 14 bin liman çalışanını kapsadı.

İtalya’da USB’nin çağrısıyla Cenova, Livorno, Trieste, Ravenna, Ancona, Bari ve Gioia Tauro’da 24 saatlik greve gidildi. Cenova’da işçiler liman girişlerini bloke ederken öğrenciler ve diğer emekçi kesimler de gösterilere katıldı. Ülke çapındaki genel grevde savaş ekonomisi, silahlanma ve hayat pahalılığına karşı talepler öne çıktı.

Hindistan’dan ABD’ye uluslararası katılım

Hindistan Su Taşımacılığı İşçileri Federasyonu (WTWFI) de eyleme katıldı. Mumbai, Chennai, Kochi ve Kolkata başta olmak üzere çeşitli limanlarda iş bırakma ve protestolar düzenlendi. Federasyon, yaklaşık 5 bin işçinin eyleme destek verdiğini açıkladı.

Hindistanlı sendikacılar, İran savaşı nedeniyle yaklaşık 15 Hintli denizcinin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda denizcinin denizde mahsur kaldığını belirterek gemi personelinin güvenliğine dikkat çekti.

Almanya’da Hamburg, Danimarka’da Aarhus ve Kopenhag, İsveç’te Göteborg ve Malmö eylem ağına katıldı. Fas’ta Tanca ve Kazablanka, Meksika’da Veracruz, ABD’de Oakland ve San Francisco, Avustralya’da Melbourne, Brezilya’daki çeşitli limanlar ve Uruguay’da Montevideo da katılımcı listesinde yer aldı.

Türkiye’de Haydarpaşa’dan seslendiler: Savaş için çalışmayacağız

Uluslararası eyleme Türkiye’den Liman-İş de Mersin, Gemlik ve İstanbul’daki limanların yanı sıra Ankara’da düzenlenen açıklamalarla katıldı.

DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası ise Haydarpaşa Limanı’nda bir araya geldi. İşçiler ve dayanışma amacıyla eyleme katılan örgütler, limanların silah sevkiyatında kullanılmasına karşı çıktı. Açıklamada, limanların savaşın lojistik merkezleri olmaktan çıkarılması ve İsrail’le askeri ilişkilerin kesilmesi istendi.

Haydarpaşa’daki eyleme sosyalist örgütlerin yanı sıra ekoloji ve gençlik örgütleri, DİSK’e bağlı Gıda-İş, Filistinli İşçilerin Birliği Sendikası ve Filistin Eylem Komitesi de katıldı.

Limanlar savaşın lojistik merkezlerine dönüşüyor

Liman işçilerinin itirazı yalnızca askeri sevkiyatlara değil, ticari altyapının savaş politikalarının hizmetine sokulmasına da yöneliyor.

Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 80’i deniz yoluyla taşınıyor. Bu nedenle limanlar, silah ve askeri teçhizatın uluslararası dolaşımında stratejik öneme sahip. İşçiler, sivil limanların askeri lojistik için kullanılmasının kendilerini savaş politikalarının doğrudan parçası haline getirdiğini vurguluyor.

Silah tedarik zincirlerini izleyen No Harbour for Genocide (Soykırım İçin Liman Yok) kampanyası, Ağustos 2025-Eylül 2026 döneminde Elbit Systems’e ait bileşenlerin taşındığı 315 sevkiyatı takip ettiğini ve bunların 29 ülkedeki 56 ticari limandan geçtiğini açıkladı. Kampanyanın kendi verilerine dayanan bu tespitler, limanların askeri tedarik zincirindeki rolüne dikkat çekiyor.

İtalya’nın Cenova kentindeki Liman İşçileri Özerk Kolektifi (CALP) de geçmiş yıllarda Suudi Arabistan ve İsrail’e yönelik askeri sevkiyatlara karşı eylemler düzenlemiş, silah yüklemelerini engellemek için liman girişlerinde protestolar gerçekleştirmişti.

30 Ekim’deki uluslararası eylem, bu mücadelelerin tek tek limanlarla sınırlı kalmayıp uluslararası bir sendikal koordinasyona dönüşmesi açısından önem taşıyor.

İşçiler yalnızca savaşa değil, savaş ekonomisine de karşı

Eylemlerin gündeminde savaş karşıtlığının yanı sıra ücretler, çalışma süreleri, iş güvencesi ve emeklilik hakları da bulunuyor.

Sendikalar, hükümetlerin silahlanma harcamalarını artırırken kamu hizmetleri ve sosyal harcamalarda kesintiye gitmesine tepki gösteriyor. Limanlardaki otomasyon ve taşeronlaşmanın iş güvencesini tehdit ettiğini belirten işçiler; ücret artışı, çalışma saatlerinin azaltılması, güvenceli istihdam, iş sağlığı ve güvenliğinin güçlendirilmesi ve toplu pazarlık haklarının korunmasını talep ediyor.

Denizcilerin savaş bölgelerinde karşı karşıya kaldığı tehlikeler de eylemin önemli başlıklarından biri oldu. Reuters’ın aktardığına göre Yunan sendikaları, ekim ayının ilk 21 gününde Körfez’de 28 gemi saldırısı gerçekleştiğini, Karadeniz’de ise 2026 boyunca 570 saldırının doğrulandığını bildirdi. Sendikaların açıklamasına göre bu saldırılarda 40 denizci hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı.

Beş kıtaya yayılan ortak eylem, savaşların yalnızca cephelerde değil, üretim ve taşımacılık zincirlerinde de örgütlendiğine dikkat çekti. Liman işçileri, limanların silah sevkiyatlarının parçası haline getirilmesine karşı uluslararası dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı.

Kaynak: Sol Haber 

Günün Diğer Haberleri