Hendek'in Kızanlık Mahallesi'nde faaliyet gösteren taş ocağına ilişkin yürütülen süreçte önemli bir yargı kararı çıktı. Bölgede yapılması planlanan ağaç kesimlerine karşı açılan davada mahkeme, dava konusu işlemler hakkında yürütmenin durdurulmasına hükmetti.
Kararı kamuoyuyla paylaşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hendek Belediye Meclis Üyesi Av. Setenay Halis, Kızanlık'taki taş ocağı için verilen "Maden İşletme ve Maden Altyapı Tesis İzni" ile bu izin doğrultusunda hazırlanan "Olağanüstü Hasılat Etası Raporu" kapsamında yürütülen işlemlere ilişkin davada yürütmenin durdurulmasına karar verildiğini açıkladı.
4 Bin 685 Ağacın Kesimi Dava Konusu Oldu
Dava, gürgen, ıhlamur, kayın ve kestane ağaçlarından oluşan toplam 4 bin 685 ağacın kesilmesine yönelik işlemlere karşı açıldı.
Başvuruda, bu ölçekte bir ağaç kesiminin Karadere bölgesinin ekolojik dengesini bozacağı, bölge halkının yaşam alanlarını tehdit edeceği ve çevresel tahribatı artıracağı savunuldu.
Çevresel Riskler Mahkemeye Taşındı
Dava dosyasında, Kızanlık Mahallesi'ndeki mevcut taş ocağı faaliyetleri nedeniyle Bakacak Mahallesi'ni de etkileyen toprak kaymalarının yaşandığı, bazı evlerin zarar gördüğü ve riskin devam ettiği iddialarına yer verildi.
Ayrıca taş ocağı işletmelerinin su akışını değiştirdiği, erozyonu hızlandırdığı, hayvancılıkla uğraşan yurttaşların otlak alanlarını daralttığı ve bölgedeki doğal yaşam üzerinde olumsuz etkiler yarattığı ifade edildi.
Mahkeme: Telafisi Güç Zararlar Doğabilir
Mahkeme kararında, dava konusu işlemlerin çok sayıda ağacın kesilmesini içerdiği ve uygulanması halinde geri dönüşü mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Kararda, işlemin uygulanmakla etkisini tüketecek nitelikte olduğu ve telafisi imkânsız zararlar oluşturma ihtimali bulunduğu belirtilerek, dava sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulmasına karar verildi.
Ne Olmuştu?
Hendek'in Kızanlık Mahallesi'nde faaliyet gösteren taş ocağının kapasite artırımı ve buna bağlı olarak planlanan ağaç kesimlerine karşı bölge sakinleri, çevre savunucuları ve çeşitli sivil toplum temsilcileri uzun süredir mücadele yürütüyordu.
Vatandaşlar, taş ocağı faaliyetlerinin bölgedeki orman varlığına zarar verdiğini, heyelan riskini artırdığını, su kaynaklarını olumsuz etkilediğini ve yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirterek yargıya başvurmuştu.
9 Haziran 2026 tarihinde verilen yürütmeyi durdurma kararı, bölge halkı ve çevre savunucuları tarafından önemli bir kazanım olarak değerlendirildi. Davanın esasına ilişkin yargılama süreci ise önümüzdeki dönemde devam edecek.