Kalyon PV’de köleliğin yeni adı: Çipli takip

Enerji-İş’in yetkili olduğu Kalyon PV fabrikasında işçilere dağıtılan çipler tepki çekiyor. Yönetimin 'acil durum ve afet' gerekçesini inandırıcı bulmayan işçiler, olası işten çıkarmalara zemin hazırlamak için kullanılmasından endişeli.

EMEK - 16-09-2026 21:54

Hak-İş'e bağlı Enerji-İş Sendikası'nın yetkili olduğu Kalyon PV, yaklaşık 3 ay önce yaşanan sebepsiz toplu işten çıkarmaların ardından bu kez çip uygulamasıyla gündemde. Fabrikada belirli bölümlerde sayılı işçiye dağıtılan çiplerle başlatılan deneme süreci, işçiler arasında huzursuzluk ve tedirginlik yarattı.

Görüştüğümüz işçilerden uygulamayı bilenler, durumun kendi aleyhlerine gelişeceğini düşünüyor. İşçilerin aktardığına göre verilen çip vücut ısısını algılıyor ve mesai saatleri içinde nerede ne kadar vakit geçirildiğine dair bilgi iletiyor.

Bir işçi endişesini şöyle dile getiriyor: "Bu çiple bizim tuvalet ve namaza gittiğimiz süre de takip edilebilir o zaman. Hatta bence asıl amaç budur." Başka bir işçi ise "Açıklama olarak ne derlerse desinler sonuçta bu uygulama para isteyen bir şey ve kendi faydalarına olmasa yapmazlardı" diyerek arkadaşına katılıyor.

Yönetim: Acil durum ve afet için

Bölüm amirlerinin işçilere yaptığı bilgilendirmede, uygulamanın gerekçesi olarak acil durum ve afet anlarında yer tespiti ve hızlı müdahale gösterildi. Ancak işçiler bu açıklamayı ikna edici bulmuyor:

"Yakın zamanda yapılan bir acil durum tatbikatında hızlı bir şekilde sahayı boşalttığımız ve başarılı olduğumuz söylendi. Haliyle yapılan bu açıklama uygulamanın bu sebepten olmadığını ve bizi takip etmek olduğunu düşündürüyor."

"Başka amaçlarla kullanılmayacağını nereden bileceğiz?"

Uzun süredir fabrikada çalışan bir işçi ise niyete dair şu soruları yöneltiyor: "Tamam bu çipler bir sıkıntı olduğunda bizim can güvenliğimiz için kullanılabilir ve işe yarayabilir. Ama başka amaçlarla kullanılmayacağını nereden bileceğiz? Yine bir toplu işten çıkarmada bizlerin, 'tuvalete çok gidenler', 'mescitte uzun duranlar', 'moladan geç dönenler' şeklinde sıralanmayacağımızın garantisini kim verebilir? Dahası iş aksamadığı sürece yan tezgahta biriyle bir şey konuşmanın korkusunun olmayacağını kim iddia edebilir?"

Pandemi döneminde de benzer uygulama vardı

Benzer bir uygulama pandemi döneminde metal işkolundaki büyük fabrikalarda da görülmüştü. Pandemi koşullarında sosyal mesafenin korunması için hayata geçirilen MESS-Safe uygulaması, işçilerin tepkisiyle karşılanmıştı. Uygulama "korumak değil kontrol altına almak" şeklinde değerlendirilmiş, olası bir hastalığa yakalanma durumunda sorumluluğun üretimi devam ettiren patrondan alınıp işçiye yıkmasıyla eleştirilmişti.

"Şimdi de çiplerimizi taktılar tam oldu"

Boyuna takılarak taşınan çipler, işçiler tarafından daha güvenli bir çalışma ortamından ziyade izlenen ve takip edilen baskıcı bir ortam yaratma aracı olarak görülüyor.

Kıdemli bir işçi tepkisini şu sözlerle dile getiriyor: "Bu bizi hayvan yerine koymaktır. Fabrika ilk açıldığından bu yana hem koşullar hem ücretler olarak geriye düştük. Zaten 6+2 ve vardiyalı çalışınca bir de üstüne doğru düzgün zam alamadığımızdan insanlıktan çıkmıştık. Şimdi bir de çipimizi taktılar tam oldu."

Uzman görüşü: Denetimler kolektif yapılmalı

Uygulamanın yaygın örneği bulunmazken yasal olarak açık bir dayanağı da engel teşkil eden bir kararı da bulunmuyor. Konuya ilişkin hem işçiler üzerindeki psikolojik etkilerini hem de yöntemin yararını Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Figen Şahpaz'a sorduk.

Benzer uygulamaların Avrupa'da yaygın olduğunu belirten Şahpaz, son birkaç yılda İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye'deki büyük işletmeler için ileri teknolojilerin kullanıldığı uygulamaların tartışıldığını ve yapay zeka ile çalışan yöntemler için bir uygulama yarışması düzenlendiğini aktardı.

Şahpaz değerlendirmesinde şunları söyledi: "Bu tarz uygulamalar, yaşanan iş kazalarının ya da ihmallerin önüne geçebilir, yararlı sonuçlar doğurabilir. Ancak bir işletmedeki önleyici prosesler ve denetimler kolektif bir şekilde yapılmalı. Yetkili iş yeri temsilcileri, iş güvenliği uzmanları ve iş yeri hekimleri mutlaka sürecin içinde olmalı ve işçiler doğru bilgilendirilmeli. Örneğin işçinin sağlık bilgisinin yaptığı işe engel teşkil ettiği durumlar dışında saklı kalması gibi bu gibi durumlardaki bilgi verileri de işçilerin lehine kullanılmalı ve saklanmalıdır. Aksi durumlarda bir baskı aracına dönüşür ve sağlıklı çalışma ortamından uzaklaşılır."

Kaynak: evrensel 

Günün Diğer Haberleri