Türkiye’de işsizlik verileri, dar ve geniş tanımlı hesaplamalar arasındaki farkla tartışma yaratmaya devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı işgücü istatistiklerine göre dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,7’den yüzde 8,3’e geriledi.
Ancak Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü” raporu, tabloya daha geniş bir perspektiften bakılması gerektiğini ortaya koyuyor. Rapora göre 2024’te yüzde 26,7 olan geniş tanımlı işsizlik oranı, 2025’te 3 puan artarak yüzde 29,7’ye yükseldi.
DİSK-AR, dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki farkın giderek açılmasını; eksik istihdam edilenler, iş bulma umudunu yitirenler, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar ve iş bulsa da hemen başlayamayacak durumda olanların sayısındaki artışla açıklıyor.
Raporda özellikle kadınlar ve gençler açısından çarpıcı veriler yer alıyor. Geniş tanımlı işsizlik oranı kadınlarda yüzde 39,1’e, gençlerde ise yüzde 38,3’e ulaştı. Kadınların işgücüne katılımındaki sınırlılık da dikkat çekiyor. Buna göre her 5 kadından yalnızca biri kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alıyor.
Öte yandan çalışabilir nüfus 66,4 milyon kişi olarak hesaplanırken, bunun yalnızca 22,6 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda bulunuyor.
TÜİK verilerine göre 2025’te genel istihdam oranı yüzde 49 olarak açıklanırken, DİSK-AR’ın aynı verilerden hareketle hesapladığı Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) oranı yüzde 34’te kaldı.
Cinsiyet bazlı dağılımda ise fark daha da belirginleşiyor. Resmi istihdam oranı kadınlarda yüzde 31,1 olarak açıklanırken KATİ oranı yüzde 19,8’e düşüyor. Erkeklerde ise resmi istihdam oranı yüzde 66,4, KATİ oranı ise yüzde 48,6 olarak hesaplandı.
Kaynak: Sol Haber