İBB Davasında 28. Oturum: Soytekin İddiaları Reddetti, İmamoğlu Madencilere Selam Gönderdi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 414 sanıklı davada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Adem Soytekin savunma yaptı. Suç örgütü üyesi olmadığını söyleyen Soytekin iddiaları reddederken, Ekrem İmamoğlu duruşmada madencilere ve çevre mücadelesine selam gönderdi.

GÜNDEM - 29-04-2026 08:53

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) yolsuzluk iddiasıyla açılan ve aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 400’ü aşkın sanığın yargılandığı davanın 28. oturumu Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görüldü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden duruşmada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuklu iş insanı Adem Soytekin savunmasını yaptı.

Soytekin, suç örgütü üyesi olmadığını vurgulayarak, “Ben inşaat işi yaptım, bir suç örgütünün parçası olmadım. Ödemelerim daire veya çekle yapıldı, hiçbirini gizlemedim. Sorumlu bir Türk vatandaşı olarak davrandım” dedi. Ticari geçmişinin ortada olduğunu belirten Soytekin, “Nüfuz ticaretine ihtiyacım olmadığı bugüne kadarki iş hacmimden görülecektir” ifadelerini kullandı.

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma gerekçesini de açıklayan Soytekin, “Suç işlemediğimi anlatabilmek için, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa içindeysem ‘pişmanım’ demek için bu hükümlerden yararlandım” dedi. Savcının, önceki beyanlarında Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hedefi için örgüt kurduğu iddiasını ayrıntılandırmasını istemesi üzerine Soytekin, “Ben sorulan bir şablon soru üzerine bunu söyledim. Yoksa ben nereden bileyim 2014’te Beylikdüzü’nde bir örgüt kurulmuş, sonra Türkiye’yi ele geçirecekmiş… Bu çok hayalperest olurdu zaten” diye yanıt verdi.

Mahkeme Başkanı, Soytekin’in önceki ifadeleriyle çelişen yanıtlar vermesi üzerine “Adem, seninle diyalogda zorlanıyoruz” diyerek daha net açıklamalar yapmasını istedi. Soytekin ise “10 ay önce ifade verdim, şimdi bir kelime farklı söylesem akşam şu şöyle yazacaklar” diyerek çekincelerini dile getirdi.

Aranın ardından salona getirilen Ekrem İmamoğlu, duruşmayı takip eden sanatçı İlyas Salman’a “İlyas abim hoş geldin, ellerinizden öpüyorum” diyerek seslendi. Salman ise “Umudumuz seninle” yanıtını verdi. İmamoğlu, savunmasında Ankara’da hak mücadelesi veren madencilere ve Akbelen’deki çevre direnişine selam göndererek, “Zeytin ağacını ve tarım alanlarını korumak vatanı korumak kadar kutsaldır” dedi. Çevre aktivisti Esra’nın kelepçelenerek götürülmesini kınayan İmamoğlu, “Esra’nın özgür olması gerekirken kelepçeyle götürülmesine ilişkin yapılan yanlış işlemin düzeltilmesini umuyorum” ifadelerini kullandı.

Duruşma, Soytekin’in iddiaları reddetmesi ve İmamoğlu’nun toplumsal mücadelelere selam göndermesiyle hem hukuki hem de siyasi boyutlarıyla dikkat çekti.

 Ekrem İmamoğlu ile Soytekin arasında geçen diyalog şöyle:

İmamoğlu: "Sayın Başkan, Sayın Heyet, elbette kolay bir süreçten geçmiyoruz. Sizin için de zor, bizim için de zor ve alışılmadık bir dava. Süreç meşakkatli ve engebeli şekilde ilerliyor. Ben kendi adıma, sizin yargılamayı en doğru ve en sağlıklı şekilde yapabilmeniz için, hem bir vatandaş olarak hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve 15,5 milyon insanın oyuyla aday olmuş bir cumhurbaşkanı adayı olarak elimden gelen tüm gayreti göstererek adil yargılama sürecinize katkı sunmayı bir vatan hizmeti olarak görüyorum. Bunları ifade ettikten sonra Sayın Adem Soytekin… Size de kolay gelsin… Şimdi, 2008 yılından itibaren firmamla ticaret yaptınız. İlk ticaretimizde ben siyasette değildim, birlikte başladık. Sonrasında siyasi dönemde de sürdü. Ben yaklaşık 3 bine yakın konut, 500'e yakın iş yeri ve 200'e yakın villa yapmış bir iş insanıyım. Yani bu işin içini, damarını bilirim. Dolayısıyla benimle yapılan her ticarette kuruşuna kadar hassas davranmış bir iş insanıyım. 2008'den, 2020'li yıllara kadar İmamoğlu İnşaat ile yaptığınız ticaret kapsamında, karşılığını almadığınız tek bir işlem oldu mu?"

Adem Soytekin: "Hayır. Yaptığım tüm ticaretin karşılığını aldım."

Ekrem İmamoğlu: "Bunu sorma ihtiyacı hissediyorum. Çünkü kısa bir görüşmemiz olmuştu. Zaten uzun görüşmelerimiz olmamıştır, bunu siz de biliyorsunuz. Bir görüşmemizde Tuncay Bey'le birlikte geldiniz ve reel bir ticari süreci anlattınız. Arsa payı ödeneceğini, bir arsa hissesi satın alınıp payının ödeneceğini, kalan kısımda ise inşaat maliyetini karşılayarak Topkapı'daki projeden yer alınacağını ifade ettiniz. Ben de Tuncay Bey'e 'Ödeyebilecek misiniz?' diye sordum. 'Ödeyeceğiz, zorlanırsak satabileceğimiz gayrimenkullerimiz var' dedi. SSB firması üzerinden bu şekilde bir protokol yapıldı. Bildiğim kadarıyla arsayla ilgili peşinat ödendi; sonraki ödemelerde de bir miktar ödeme yapıldı ancak süreçte zorluk yaşandı ve o şekilde kaldı. Bu anlattığım, reel bir ticaret midir ve bu şekilde mi gerçekleşmiştir?"

Adem Soytekin: "Evet, bu bir reel ticarettir. Biz Tuncay'la mahsuplaşarak, yaptığımız işlerle ve gayrimenkullerle ilgili hesabı kapattık. SSB'nin bize bir borcu yoktur."

Ekrem İmamoğlu: "Tamam, teşekkür ederim. Son sorum da şu, Sayın Hakim, Sayın Heyet. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçekten burada bazı şeyleri anlamakta ve tarif etmekte zorlanıyorum. 19 Mart ile 23 Mart arasında çok sıkıntılı 5 gün yaşadık. Bu süreç, iddia makamı tarafından bize yaşatıldı. Bu beş gün kolay değildi; aç ve susuz geçen bir süreçti. İlk gün ramazan ayı nedeniyle çok hissedilmedi, ancak sonrasında ağır şekilde hissedildi. Allah kimsenin başına vermesin; bu bir eziyetti, bir işkenceydi ve bu işkence bir rutine dönüştürüldü.

Bu sürecin ardından Çağlayan Adliyesi'nin bodrumunda da benzer bir muamele yaşadık. Daha sonra yukarı çıkarıldık. Orada, sonradan ismini öğrendiğim savcı Cahit Cihat Sarı, içeri girer girmez bir ses kaydından söz etti. Küfürlü, sinkaflı ifadeler kullandı ve hakaret etti.

Bu durumu anlatıyorum çünkü iki olay yaşadım. Birini daha önce söylemiştim, şimdi detaylandırıyorum. İfademi verdikten sonra bana şöyle dedi: 'Sayın Başkan, sizi bugün biz yargılıyoruz. Yarın siz cumhurbaşkanı olursunuz, masanın bu tarafına geçersiniz; biz de o tarafa geçeriz. O zaman siz bizi yargılarsınız.' Bu ifadeleri kullanan savcı, şu anda Adalet Bakanlığı Personel İşleri Genel Müdürü yapılmıştır.

Bu kişi, bu ifadeleri kullandıktan sonra ben şaşkınlıkla avukatlarıma döndüm ve 'Kime söylüyor?' diye sordum. 'Bizden önce ifade veren Adem Bey'e söylüyor' dediler. Ben de 'Bunları bana niye söylüyorsunuz?' dedim. 'Ses kaydı var, milyon dolarlar verilmiş, ben ayarlanmışım...' gibi ifadeler kullandı. Şimdi soruyorum, bu savcı size de bu şekilde sinkaflı konuştu mu? ya da size bu ses kaydından bahsetti mi?

Adem Soytekin: "Ben hiçbir bant kaydı duymadım. Bana karşı böyle sinkaflı bir konuşma da olmadı. Her gittiğimde sadece yemek ısmarladı. İlk başta, benim için Ankara'dan arayan bir siyasiyle yaşadığı bir tartışmadan söz etmişti."

Ekrem İmamoğlu: "Peki, size herhangi bir tape ya da ses kaydından bahsetmedi mi?"

Adem Soytekin: "Hayır, bahsetmedi."

Ekrem İmamoğlu: "O halde demek ki benim huzurumda size küfretmiş oldu ve avukatlarımın huzurunda gerçekleşti bu durum. Teşekkür ederim."

Kaynak:Son dakika

Günün Diğer Haberleri