Hattat Holding’e Yargı Freni: Amasra Termik Santral Projesi İptal Edildi

Amasra’da yaklaşık 20 yıldır sürdürülmek istenen termik santral projesi, halkın ve çevre savunucularının kararlı mücadelesi sonucunda tamamen iptal edildi. On binlerce kişinin katıldığı direnişin ardından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Hattat Holding’in elektrik üretim lisansını kesin olarak iptal etti. Süreci takip eden avukat Engin Uzun, “Bartın halkının azmi olmasa bu süreç hukuken de kazanımla sonuçlanmayabilirdi” dedi.

EKOLOJİ - 16-05-2026 12:27

Bartın’ın Amasra ilçesinde 2005 yılından bu yana yapılmak istenen termik santral projesi, halkın ve çevre savunucularının çeyrek asra yaklaşan mücadelesi sonucunda tamamen iptal edildi.

Hattat Holding’in kömür çıkarma vaadiyle bölgeye girip süreci termik santral girişimine dönüştürmesiyle başlayan kriz, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 18 Şubat 2026 tarihli kararıyla son buldu. Yüksek mahkeme, şirketin elektrik üretim lisansını kesin olarak iptal ederek Amasra’da yıllardır süren termik santral dayatmasına son verdi.

Yargı süreciyılan hikayesinedöndü

Şirketin Amasra B sahasını 2006 yılında rödovans ihalesiyle teslim almasının ardından süreç tartışmalı uygulamalarla ilerledi. Başlangıçta yalnızca kömür çıkarılacağı belirtilmesine rağmen şirketin daha sonra elektrik üretim lisansı aldığı ve termik santral için ÇED başvuruları yaptığı ortaya çıktı.

Projeye yönelik tepkilerin büyümesi üzerine şirketin, çevreye vereceği zararı görünmez kılmak amacıyla projeyi parçalara ayırdığı belirtildi. Termik santral; lavuar tesisi, atık alanı ve liman gibi ayrı başlıklar altında değerlendirilerek onaylatılmaya çalışıldı.

Süreç boyunca siyasi ilişkiler ve idari kayırmaların devreye girdiği iddiaları da gündeme geldi. Mahkemelerin iptal ettiği eski belgelerin geçerli sayıldığı, şirket lehine defalarca ek süre tanındığı ve böylece hukuki sürecin fiilen şirket lehine işletildiği öne sürüldü.

Fırın hariç tüm esnaf kepenk kapattı"

Yaşananlara karşı Amasra ve Bartın halkı yıllar süren kitlesel bir direniş örgütledi. Süreci başından bu yana takip eden Bartın Platformu avukatlarından Engin Uzun, halkın kararlılığını şu sözlerle anlattı:

“‘Biz termik santralden kanserle öleceğimize açlıktan ölürüz’ diyerek tepki gösterdiler. Amasra’da fırınlar hariç tüm esnaf bir gün kepenk kapattı. Şehir merkezinden termik santralin yapılacağı alana kadar kesintisiz insan zinciri oluşturuldu.”

Uzun, küçük bir kentte on binlerce kişinin sokağa çıktığını belirterek, “Bartın’da on bini aşan termiksiz yaşam mitingleri yapıldı. ÇED sürecinde 40 bin kişi bireysel dilekçeyle projeye itiraz etti. Herkes kendi yaşam alanını savundu; arıcılar arılarını, köylüler meralarını, turizmciler otellerini korumak için mücadele etti. Bu topyekûn bir halk direnişiydi” dedi.

Kentin geleceği turizmde"

Termik santral projesi iptal edilse de bölgedeki madencilik faaliyetleri ve özelleştirme politikaları tartışılmaya devam ediyor. Şirketin yıllarca üretim yapmadan sahayı elinde tuttuğu, buna karşılık kamuya ait madenlerin birer birer kapatıldığı eleştirileri sürüyor.

Bölge halkı, doğayı tahrip eden ve işçi sağlığını tehdit eden özel maden şirketlerinin sahalardan çekilmesini isterken, Avukat Engin Uzun kamusal denetimin önemine dikkat çekti.

Uzun, “Bir kömür çıkarma faaliyeti olacaksa bu devlet tarafından yapılmalı. Çünkü özel şirketler çoğu zaman yasaları projeye uydurmaya çalışıyor. Bartın halkı ise kentin geleceğini termik santralde değil turizmde görüyor. Halkın bu kararlı mücadelesi olmasaydı süreç hukuken de kazanımla sonuçlanmayabilirdi” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Sol Haber 

Günün Diğer Haberleri