Kayyım atanan ve yayınları durdurulan Halk TV için İstanbul stüdyosu önünde dayanışma mitingi gerçekleştirildi. Yeni Parti’nin çağrısıyla düzenlenen eylemde, televizyon kanalına yönelik müdahalenin yalnızca basın kuruluşlarını değil, sesini kamuoyuna duyurmaya çalışan toplumsal kesimleri de hedef aldığı vurgulandı.
Mitingde konuşan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’ye kayyım atanmasını, Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı süreç ve fon soruşturmasına ilişkin yayınlar üzerinden değerlendirdi. Özel, basına yönelik müdahalelerin muhalefete yönelik baskılardan ayrı ele alınamayacağını söyledi.
Emek ve meslek örgütleri adına yapılan ortak açıklamada da gazetecilerin tutuklanmasına, televizyon kanallarına yönelik müdahalelere ve halkın haber alma hakkının sınırlandırılmasına tepki gösterildi.
Emek ve meslek örgütleri: Halkın sesinin kesilmesine izin vermeyeceğiz
DİSK, KESK, TMMOB, İstanbul Tabip Odası ve İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri adına açıklamayı DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu yaptı.
Arslanoğlu, Halk TV ve TELE1’e yönelik müdahaleleri eleştirerek gazeteciler ve tutuklularla dayanışma mesajı verdi. Baskılarla toplumun itirazının susturulamayacağını belirten Arslanoğlu, şöyle konuştu:
“Halk TV’ye el koyanlar, TELE1’e el koyanlar; Tuğba Tekerek’i, Murat Ağırel’i, İsmail Arı’yı, Ali Tarakçı’yı, Selahattin’i, Fatih’i, Hasan’ı, Şaban’ı, Mustafa Balcı’yı, Derya’yı, Erdal Süsem’i, Erol Zavar’ı, Hatice’yi, İrem’i, Merdan Yanardağ’ı, Mustafa Gök’ü, Nadiye Gürbüz’ü, Sami Tunca’yı tutuklayanlar; sesimizin kısılacağını sananlar, bu toprakların yetiştirdiği Yaşar Kemal’i hiç okumamış. Bilmiyorlar ki her haksızlığa karşı duran, ‘Yeter artık’ diyen yürek, Toroslar’dan yükselen bir adalet çığlığıdır. Ferman padişahınsa dağlar bizimdir, yollar bizimdir, eller bizimdir.”
“Halk TV susarsa emekçinin, emeklinin, çiftçinin sesi duyulmayacak”
Arslanoğlu, basına yönelik müdahalelerin ekonomik ve toplumsal sorunların görünürlüğünü de etkilediğini söyledi. Fon soruşturmaları, imar ve rant tartışmaları, vergi afları ve kur korumalı mevduat uygulaması üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Arslanoğlu, emekliler ile emekçilerin geçim koşullarına dikkat çekti.
Halk TV’nin susturulmasının, iş cinayetlerinden eğitimde yaşanan sorunlara kadar pek çok başlığın kamuoyuna ulaşmasını zorlaştıracağını belirten Arslanoğlu, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Fon vurgunlarıyla, imar ve rant vurgunlarıyla, vergi aflarıyla, kur korumalı talanlarla cebimizdeki son kuruşu çalanlar; emekliyi, emekçiyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edenler çok iyi biliyorlar ki Halk TV susarsa MESEM’deki çocuk işçinin çığlığı, ilkokuldan üniversiteye dert küpüne dönmüş öğrencilerin sesi duyulmayacak. Halk TV susarsa iş cinayetlerine kurban verdiklerimizin, haksız şekilde işten atılan emekçinin, açlık sınırında yaşayan emekçinin, emeklinin, çiftçinin, halkın sesi duyulmayacak. Halk TV susarsa yalan, talan, vurgun ve soygun düzeni karanlıkta kalacak, halk olanları duymayacak.”
Özel: “Tam da Ekrem Başkan’ın savunma yapacağı gün”
ANKA Haber Ajansı’nın aktardığına göre Özgür Özel, mitingdeki konuşmasında Halk TV’ye yönelik müdahalenin zamanlamasını eleştirdi. İmamoğlu’nun yargılandığı davaya ilişkin canlı yayın taleplerini hatırlatan Özel, kanalın yayınının durdurulmasıyla savunmanın kamuoyuna ulaşmasının engellenmek istendiğini savundu.
Özel’in paylaşılan konuşmadaki sözlerinin tamamı şöyle:
“Türkiye'nin en büyük siyasi kumpas davası Silivri'de görülürken, tam da Ekrem Başkan'ın savunma yapacağı gün, Halk TV'yi bastılar, yayını durdurdular, kanala kayyım atadılar. Daha iddianame ortada yokken, dünya kadar iftira havada uçuşuyor iken, aslı astarı olmayan bilgiler yandaş basına servis edilirken, büyük bir öz güvenle canlı yayın istedik.
“O günlerde savcılarına, AK Parti yargı kollarına güvenenler dediler ki, ‘Olsun yayın, millet görsün her şeyi.’ Götürdük, meclise sunduk, parlamentodaki sağdan soldan tüm muhalefet partileri destek verdi, ama yayınlansın diyenler bir anda çark ettiler. Çünkü hakikatten kaçıyorlar, iftiraları duyulmasın istemiyorlardı.
“Aylarca bekledikten sonra nihayet Ekrem Başkan, bütün iftiraları, bu ülkenin iktidarı değiştirme umudunu hedef alan o iddianameye karşı savunma başlamadan dört saat önce Halk TV'ye geldiler, burayı bastılar, yayını durdurdular.”
“Kayyımın kısa vadeli iki hedefi vardı”
Özel, konuşmasının devamında müdahalenin amaçlarına ilişkin değerlendirmelerini şu sözlerle aktardı:
“Kayyımın kısa vadeli iki hedefi vardı. Bir tanesi Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının duyulmasını engellemek. Bir tanesi de asrın vurgununun, fon vurgununun üzerine giden en çok izlenen haber kanalını susturmaktı.
“Bir tarafta kendinden sonraki iktidara darbe girişimi, kendinden sonraki cumhurbaşkanı adayını hedefe alarak onu siyaseten yok etme girişimi, diğer tarafta çürümüşlüğü, kokuşmuşluğu, kendisine oy veren seçmenini dolandıran kara düzeni deşifre edenlerin sesini kesme girişimi vardı.”
“Basına saldırı, muhalefete saldırıdan bağımsız değildir”
Basına yönelik müdahalenin daha geniş bir siyasi hedefin parçası olduğunu savunan Özel, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Orta ve uzun vadeli hesaplar çok daha karanlık. Muhalefetin sesini tamamen kesmeye niyetlenmişler. O yüzden basına saldırı, muhalefete saldırıdan bağımsız değildir.
“Muhalefeti adaysız, partisiz, lidersiz bırakmak, milyonlarca insanın sesini kesmek bu kirli oyunun iki bileşenidir. Bu organize darbeye karşı ya direneceğiz, ya bunlara teslim olacağız.
“Ben bu meydanı görüyorum. Teslim olmayacağız, direneceğiz. Eninde sonunda biz kazanacağız.”
Kaynak:Sol Haber