5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli'de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin soruşturma yeni deliller ve bağlantılar üzerinden yeniden derinleştirildi.
Soruşturma kapsamında eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman gözaltına alındı. Çift, tutuklama talebiyle sevk edildikleri nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Köprüsü çevresindeki araç hareketliliği, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları, telefon görüşmeleri ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile ailesi arasındaki bağlantılar ayrıntılı biçimde sorgulandı.
Doku’nun görüldüğü dakikalarda Kahramanların aracı güzergâhtaydı
Soruşturmanın dikkat çeken bulgularından biri, Gülistan Doku’nun Sarısaltuk Köprüsü üzerinde görüldüğü zaman ile Kahraman ailesinin kullandığı aracın bölgedeki hareketliliğinin örtüşmesi oldu.
Dosyadaki tespitlere göre, Ali Kahraman’ın kullandığı ve eşi Burçin Hızlı Kahraman’a tahsis edildiği belirtilen araç, 5 Ocak 2020 günü saat 12.25.12’de FEDAŞ PTS'den, 12.28.58’de ise Üniversite PTS'den Elazığ yönüne geçti.
PTS noktaları arasındaki mesafe ve aracın ortalama seyir hızı üzerinden yapılan hesaplamada aracın Sarısaltuk Köprüsü çevresinden yaklaşık 12.27 sıralarında geçtiği değerlendirildi.
Aynı dakikalarda Doku’nun köprü üzerinde başka bir aracın kamerasına yansıdığı belirtildi.
Araç geçişinden saniyeler sonra kritik telefon görüşmesi
Soruşturma dosyasındaki bir diğer dikkat çekici unsur ise telefon kayıtları oldu.
Burçin Hızlı Kahraman’ın kullandığı telefon hattından, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’in kullandığı hatta saat 12.27.51’de arama yapıldığı tespit edildi.
Başsavcılık, aracın Sarısaltuk Köprüsü civarında bulunduğu değerlendirilen zaman ile telefon görüşmesinin saniyeler düzeyinde birbirine denk gelmesini Kahraman çiftine sordu.
Savcılık tarafından bu zamanlamanın ve sonrasında yaşanan telefon trafiğinin tesadüf olup olmadığı sorgulanırken, çiftin Doku’yu araçlarına alıp almadığı da soruldu.
Ali Kahraman suçlamayı reddederek, eşinin Handan Sonel’i Tunceli’de kendilerini ağırladığı için teşekkür etmek ve kentten ayrıldıklarını bildirmek amacıyla aradığını savundu.
Kahraman, ailesiyle birlikte herhangi bir yerde durmadan Pertek Vapur İskelesi’ne gittiklerini ve Doku’yu araçlarına almadıklarını söyledi.
Burçin Hızlı Kahraman da Doku’yu görmediklerini, köprüde durmadıklarını ve yolculuklarına devam ettiklerini ifade etti.
“Kadın kadına sohbet” savunması
Dosyada, Burçin Hızlı Kahraman ile Handan Sonel arasında kritik zaman diliminin ardından gerçekleşen birden fazla telefon görüşmesi de yer aldı.
Görüşmelerin içeriğinin sorulması üzerine Ali Kahraman, ilk aramanın teşekkür amacı taşıdığını, sonraki görüşmelerin ise kadınlar arasında yapılan gündelik sohbetlerden ibaret olduğunu ileri sürdü.
Burçin Hızlı Kahraman ise bazı aramaların telefonun çekmemesi nedeniyle başarısız olduğunu, daha sonra annesinin selamını iletmek amacıyla Handan Sonel’i yeniden aradığını söyledi.
Yaklaşık 12 dakika süren görüşmede daha önce katıldığı bir davette tanıştığı kadınlar hakkında konuştuklarını belirten Hızlı Kahraman, görüşmeyi olağan bir sohbet olarak nitelendirdi.
İlk soruşturmaya ilişkin “delil karartma” şüphesi
Soruşturmanın en önemli başlıklarından biri ise Gülistan Doku’nun kaybolmasının hemen ardından yürütülen ilk tahkikat oldu.
Başsavcılığın değerlendirmesine göre, olay sonrasında 200’ün üzerinde kişinin bilgi sahibi sıfatıyla ifadesine başvuruldu. Buna karşın 5 Ocak günü saat 12.00-13.00 arasında Dinar Köprüsü ve üniversite güzergâhındaki PTS kayıtlarında görülen bazı araçların sürücü ve yolcularının ifadelerinin alınmadığı tespit edildi.
Savcılık, Kahraman çiftinin içinde bulunduğu aracın da bu kapsamda değerlendirilmediğini belirtti.
Dosyadaki değerlendirmede, kritik araç ve kişilerin soruşturmanın ilk aşamasında kapsam dışında bırakılması “bilinçli, planlı ve organize bir delil karartma faaliyeti” şüphesi kapsamında ele alındı.
Ali Kahraman ise kendisinin de diğer kişiler gibi soruşturma kapsamında dinlenmesi gerektiğini savunarak, neden ifadesinin alınmadığını bilmediğini söyledi.
Kamera sistemi konusunda ifadesini değiştirdi
Kahraman’a Doku’nun kaybolduğu güzergâhtaki kamera sistemleri de soruldu.
Eski komutan yardımcısı önceki anlatımında Tunceli-Elazığ güzergâhında Elmalık Karakolu’na kadar yaklaşık 176 kamera bulunduğunu ve güzergâhta “ölü nokta” olmadığını söylediğini belirtti.
Ancak Başsavcılık, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü’nün yaklaşık 800 metre Tunceli, 500 metre Elazığ tarafında kamera görüntüsü bulunmadığını hatırlattı.
Bunun üzerine Kahraman, bütün kameraların ölü bölge bırakmayacak şekilde çalıştığını söylediğini ancak söz konusu bölgede yanılmış olabileceğini belirterek önceki ifadesini düzeltti.
Kahraman ayrıca Sarısaltuk Viyadüğü’nün polis sorumluluk bölgesinde olduğunu ifade etti.
Kayıptan bir gün önce “kule bilgileri” mesajı
Soruşturma dosyasına yansıyan bir başka ayrıntı ise Gülistan Doku’nun kaybolmasından bir gün önceki iletişim trafiği oldu.
Başsavcılık, Ali Kahraman’a 4 Ocak 2020 tarihinde Tuncay Sonel’e “yaşam alanlı kule bilgileri” başlıklı bir Excel dosyası gönderilmesini sordu.
Kahraman, Sonel’in kendisine acil olarak kule bilgilerine ihtiyaç duyulduğunu söylediğini, bunun üzerine ilgili personelden bilgileri istediğini ve kendisine ulaştığında Sonel’e gönderdiğini anlattı.
Soruşturma kapsamında ayrıca Sonel’in Doku’ya ait yeni SIM kartla ilgili sinyal tespiti yaptırmak istediği yönündeki süreç de gündeme getirildi.
Kahraman, bu konudaki bazı açıklamaları kendisinin de inandırıcı bulmadığını söyledi.
Kahraman’dan eski Vali Sonel hakkında dikkat çeken iddia
Ali Kahraman’ın ifadesinde Tuncay Sonel hakkında yaptığı değerlendirmeler de dosyaya yansıdı.
Kahraman, Sonel’in kendisine veya güvenlik korucularına Doku konusunda yasa dışı herhangi bir talimat vermediğini savundu. Ancak eski valinin korucular üzerinde etkili olabileceğini ve onları yönlendirebileceğini düşündüğünü söyledi.
Kahraman, kendisinin yasa dışı herhangi bir talimata uymadığını ve koruculara da bu yönde talimat vermediğini ifade etti.
Koçpınar iddiası soruşturmanın en kritik başlıklarından biri
Başsavcılık, Kahraman’ın ifadesinde eski korucu Fatih Özmen'e ilişkin baz kayıtlarını da gündeme getirdi.
Dosyada yer alan değerlendirmelere göre, yeraltı görüntüleme çalışmaları ve bilirkişi incelemelerinde Koçpınar köyünde bir kişinin gömülmüş ve daha sonra çıkarılmış olabileceğine ilişkin bulgular bulundu.
Fatih Özmen’in 5 Ocak 2020 saat 23.11 ile 6 Ocak saat 06.43 arasında bölgede sabit baz verdiği belirtildi.
Savcılık, gizli tanık beyanları, teknik veriler ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek Gülistan Doku’nun öldürülmesinin ardından cenazesinin Şükrü Eroğlu ve Fatih Özmen tarafından Koçpınar’daki mezarlık yakınlarına götürülerek gömüldüğü yönünde hukuki kanaate ulaşıldığını Kahraman’a bildirdi.
Kahraman ise Fatih Özmen’i görevinden dolayı tanıdığını ancak aralarında özel bir yakınlık bulunmadığını ve uzun süredir görüşmediklerini savundu.
Savcılığın Kahraman hakkındaki değerlendirmesi
İfade işleminin son bölümünde Başsavcılık, soruşturma kapsamında ulaştığı değerlendirmeyi Ali Kahraman’a doğrudan yöneltti.
Dosyada yer alan deliller ve kişiler arasındaki bağlantılar üzerinden savcılık, Kahraman’ın 5 Ocak 2020 günü saat 12.27 sıralarında Sarısaltuk Viyadüğü üzerinden eşi adına tahsisli araçla Gülistan Doku’yu aldığını ve ardından olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen kişilere teslim ettiğini öne sürdü.
Kahraman’a etkin pişmanlık hükümleri hatırlatılarak bildiklerini anlatması istendi.
Ali Kahraman ise bu iddianın tamamını reddetti.
Kahraman, ailesiyle birlikte Tunceli’ye tatil amacıyla geldiğini, 5 Ocak günü Pertek vapuruyla kentten ayrıldığını, bölgede kimseyi görmediğini, herhangi bir kişiyi aracına almadığını ve herhangi bir organizasyonun parçası olmadığını savundu.
Handan Sonel ile “mobil bankacılık” görüşmesi
Burçin Hızlı Kahraman’ın ifadesinde, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında Handan Sonel ile yaptığı başka bir görüşme de yer aldı.
Hızlı Kahraman, Tuncay Sonel hakkındaki adli sürecin başlamasının ardından Handan Sonel’in kendisine Instagram üzerinden ulaştığını ve annesini farklı bir telefon numarasından aramasını istediğini anlattı.
Telefon görüşmesinde Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Tunceli’de bir banka şubesinde mobil bankacılık işlemi yaptırıp yaptırmadığının sorulduğunu belirten Hızlı Kahraman, kendisinin böyle bir işlem yapmadığını söylediğini aktardı.
Hızlı Kahraman, Handan Sonel’in bu cevaba olumlu tepki verdiğini ve bu nedenle söz konusu sorunun neden özellikle sorulduğunu merak ettiğini ifade etti.
Telefonların sinyal vermediği saatler de soruşturma konusu
Kahraman çiftinin olay günü telefon trafiği de soruşturma kapsamında incelendi.
Dosyada, Ali Kahraman’ın kullandığı telefon hattının 5 Ocak günü 13.15 ile 20.46 arasında sinyal vermediği, Burçin Hızlı Kahraman’ın kullandığı hatlardan birinin ise akşam saatlerinden ertesi sabaha kadar kayıtlarda görünmediği belirtildi.
Kahraman, telefonunun şarjının bitmiş olabileceğini söylerken, eşi telefonlarını öğretmenevinde şarj etmemiş olabileceklerini ifade etti.
Her iki isim de telefonlarını bilinçli olarak kapatmadıklarını savundu.
Dosyada yeni bir dönem
Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılması amacıyla yürütülen soruşturma, yıllar sonra yeni deliller, telefon kayıtları, PTS verileri, kamera görüntüleri ve tanık anlatımları üzerinden yeniden şekilleniyor.
Kahraman çiftinin tutuklanması ve savcılığın dosyaya ilişkin ortaya koyduğu değerlendirmeler, Doku’nun kaybolduğu gün yaşananların yanı sıra soruşturmanın ilk döneminde hangi delillerin neden değerlendirme dışında kaldığı sorusunu da yeniden gündeme taşıdı.
Öte yandan dosyada adı geçen kişiler hakkındaki suçlama ve değerlendirmeler, yargı süreci kesinleşinceye kadar iddia ve soruşturma makamlarının değerlendirmesi niteliğinde bulunuyor. Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin nihai hukuki sorumluluk, yargılama sonucunda ortaya çıkacak.
Kaynak:Sol Haber