Gazze Planı ve Türkiye’nin İmzası

ABD ve İsrail’in Gazze için sunduğu yeni “barış planı” uluslararası tartışmalara yol açıyor. Plan, Hamas ve diğer direniş gruplarının silahsızlandırılmasını öngörürken, İsrail’in Gazze’den çekilmesine dair net bir garanti içermiyor. Türkiye’nin de imza attığı süreç, kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden oldu.

GÜNCEL - 28-03-2026 10:07

ABD ve İsrail’in sunduğu yeni Gazze planı, “barış” söylemiyle ortaya konulsa da içerdiği maddeler dikkat çekici tartışmalara yol açıyor. Planın merkezinde, Hamas ve diğer direniş gruplarının tam silahsızlandırılması bulunuyor. Ancak bu süreç, Gazze halkının temel ihtiyaçlarının karşılanması ve yeniden inşa faaliyetlerinin başlamasıyla doğrudan bağlantılı hale getiriliyor. Yani, yakıt girişinden altyapı çalışmalarına kadar en kritik adımlar, ancak silahsızlanma tamamlandığında mümkün olacak.

Planın en çok eleştirilen yönlerinden biri, İsrail’in çekilmesine dair net bir garanti sunmaması. “Güvenlik çemberi” adı altında belirsiz bir varlık sürdürme hakkı tanınması, Gazze’nin geleceğini muğlak bırakıyor. Bu durum, uluslararası hukuk açısından da tartışmalı: işgalin sona ermesi yerine, koşullara bağlı olarak devam etmesi ihtimali öne çıkıyor.
Türkiye’nin imzası, dış politikada meşruiyet ve tarafsızlık tartışmalarını gündeme getiriyor. “Barış Kurulu”na kurucu üye olarak katılım, Ankara’nın sürece aktif bir rol üstlendiğini gösteriyor. Ancak bu rol, kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açıyor: kimileri Türkiye’nin diplomatik arabuluculuk kapasitesini öne çıkarırken, kimileri imzanın Gazze halkının beklentileriyle çeliştiğini savunuyor.
Hamas içindeki farklı kanatlar arasındaki görüş ayrılıkları da planın geleceğini belirleyecek önemli bir unsur. Katar merkezli pragmatist kanat, siyasi çözüm ihtimalini gündeme getirirken; Gazze’deki direnişçi kanat, silahsızlanmayı kabul etmeye yanaşmıyor. Bu iç tartışma, örgütün vereceği nihai yanıtı şekillendirecek.
Sonuç olarak, planın uygulanabilirliği hem uluslararası dengelere hem de Filistin iç dinamiklerine bağlı. Gazze’nin yeniden inşası ve halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması, ancak bu karmaşık süreçlerin aşılmasıyla mümkün görünüyor.

Kaynak: Sol Haber

Günün Diğer Haberleri