Fransa’da liselerde başlayan öğrenci protestoları ülke genelinde büyürken, yaklaşık 400 okul ve eğitim kurumunun cuma günü kapalı kalması bekleniyor. Öğrencilerin eylemleri; öğretmen açığı, kötü durumdaki okul binaları, kalabalık sınıflar, uzun ders saatleri ve eğitim kaynaklarının yetersizliği gibi sorunlara odaklanıyor.
Protestolar geçen hafta Paris çevresindeki liselerde başladı. Öğrenciler okul girişlerini kapatırken, eylemler kısa sürede ülkenin diğer kentlerine yayıldı. 29 Eylül’de yaklaşık 400 lise protestolardan veya okul girişlerindeki eylemlerden etkilenirken, 40 okul tamamen bloke edildi, 44 okulda ise girişimlerde bulunuldu.
Öğrenciler ne istiyor?
Le Monde’un aktardığına göre talepler okuldan okula değişse de ortak başlıkların başında daha fazla kaynak, yeterli sayıda öğretmen ve daha iyi eğitim koşulları geliyor.
Öğrenciler boş kalan öğretmen kadrolarının doldurulmasını, sınıf mevcutlarının azaltılmasını ve bakımsız okul binalarının yenilenmesini talep ediyor.
Bazı öğrenciler uzun ders programlarına da tepki gösteriyor. Fransa’daki liselerde öğrencilerin sabah 08.00’de başlayıp akşam saatlerine kadar okulda kalabilmesi, protestolarda öne çıkan başlıklardan biri. Öğrenciler uzun ders saatlerinin üzerlerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirtiyor.
Talepler bunlarla sınırlı değil. Bazı okullarda yemekhanelerdeki yemek miktarının artırılması, cep telefonu kullanımına getirilen kısıtlamaların gevşetilmesi ve üniversite başvuru sürecindeki sorunların giderilmesi isteniyor.
Bazı öğrenciler ise özellikle Paris’in yoksul banliyölerindeki okullarla merkezi bölgelerdeki okullar arasındaki kaynak farkına dikkat çekiyor.
Yoksul banliyölerde eğitim koşulları gündemde
Paris’in Seine-Saint-Denis gibi yoksul banliyölerinde öğrenciler; öğretmen eksikliğinin yanı sıra kalabalık sınıflardan, kötü durumdaki binalardan, çalışmayan bilgisayar laboratuvarlarından ve yetersiz okul olanaklarından şikayet ediyor.
Reuters’a konuşan bir öğrencinin aktardığına göre bazı okullarda haşere ve fare sorunu bulunuyor. Sıcak havalarda sınıfların aşırı ısınması da öğrencilerin şikayetleri arasında yer alıyor.
Eylemler bir haftada ülke geneline yayıldı
Paris bölgesinde başlayan eylemler birkaç gün içinde ülke geneline yayıldı. 30 Eylül’de 356 lise protestolardan etkilenirken, İçişleri Bakanı Laurent Nuñez 625 kişinin gözaltına alındığını ve 83 polis ile jandarmanın yaralandığını açıkladı.
Eğitim Bakanı Édouard Geffray ise protestoların başlamasından bu yana öğrenci ve okul çalışanlarından oluşan 119 kişinin yaralandığını bildirdi.
1 Ekim’de eylemler daha da büyüdü. Polis, ülke genelinde yaklaşık 900 abluka veya bağlantılı olay yaşandığını ve 160’tan fazla okulun kapatıldığını açıkladı. Üniversite öğrencileri de eylemlere katılarak yaklaşık 30 kampüsün girişini bloke etti.
Bazı kentlerde şiddet olayları yaşandı
Eylemler büyürken bazı kentlerde şiddet olayları da yaşandı. Öğrencilerin çöp kutularını ve barikatları ateşe verdiği, polisle göstericiler arasında çatışmalar çıktığı bildirildi.
Nantes’ta bir lisenin girişinde yangın çıkarken, Strasbourg’da tramvay seferleri durduruldu. Toulouse ve Lille’de polis ile göstericiler arasında çatışmalar yaşandı.
Marsilya’da ise bir okulda öğretmenlerin üzerine yanlışlıkla benzin sıçradığı, başka bir okulda itfaiye aracının ateşe verildiği bildirildi.
Polisin müdahalesine ilişkin de soruşturmalar başlatıldı. İçişleri Bakanlığı, bazı öğrencilerin yaralanmasının ardından üç olay hakkında polis teşkilatı içinde soruşturma açıldığını duyurdu.
Tours’da başından yaralanan bir öğrencinin hastaneye kaldırıldığı ve savcılığın yaralanmanın plastik mermiyle uyumlu olduğunu belirttiği aktarıldı.
Hükümet: “Meşru talepler var ama şiddet kabul edilemez”
Fransa hükümeti, öğrencilerin eğitim koşullarına ilişkin bazı taleplerinin meşru olduğunu kabul ederken, okul girişlerinin kapatılmasına ve şiddet olaylarına karşı çıkıyor.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, okulların bilgi paylaşımı için açık olması gerektiğini belirterek şiddet ve vandalizmi eleştirdi. Eğitim Bakanı Geffray ise cuma günü öğretmen sendikaları ile öğrenci ve veli dernekleriyle görüşeceğini açıkladı.
Protestolar aynı zamanda siyasi bir tartışmaya da dönüştü. Hükümet ve bazı siyasetçiler, hareketin Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) tarafından kışkırtıldığını savunuyor. Başbakan Sébastien Lecornu başkanlığındaki kriz toplantısında istihbarat birimlerinin de bu yönde değerlendirme yaptığı aktarıldı.
LFI ise suçlamaları reddederek protestoları şiddetsiz yöntemlerle desteklediğini belirtiyor.
Eğitim protestoları bütçe tartışmalarının gölgesinde
Hükümetin protestolar karşısındaki tutumu, 2027 bütçesinin açıklandığı ve kamu harcamalarında kesinti tartışmalarının sürdüğü bir döneme denk geliyor.
Bu nedenle eğitim kaynakları üzerinden başlayan protestolar, Fransa’da kamu hizmetleri ve bütçe politikalarına ilişkin daha geniş tartışmaların da gündemlerinden biri haline geldi.
Cuma günü yaklaşık 400 okulun kapalı kalması beklenirken, Eğitim Bakanlığı öğrenciler, veliler ve eğitim çalışanlarıyla görüşmeler başlatmaya hazırlanıyor.
Kaynak: gazete oksijen