Fon krizinin araştırılmasına AKP ve MHP’den ret: Muhalefet denetim ve siyasi sorumlulukları gündeme taşıdı

TBMM Genel Kurulu’nda yatırım fonlarındaki usulsüzlük ve manipülasyon iddiaları ile denetleyici kurumların ve siyasi aktörlerin olası sorumluluklarının araştırılmasına yönelik muhalefet önerileri kabul edilmedi. Yeni Yol, İYİ Parti, DEM Parti ve Yeni Parti temsilcileri, yatırımcıların kayıplarının yanı sıra kamu kurumlarının süreçteki rolünün de incelenmesini istedi.

GÜNDEM - 14-10-2026 09:13

TBMM Genel Kurulu’nun 13 Ekim tarihli birleşiminde, kamuoyunda “fon krizi” olarak anılan sermaye piyasalarındaki gelişmeler tartışıldı. Muhalefet partilerinin konunun Meclis tarafından araştırılmasını amaçlayan önerileri, AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

TBMM Başkanvekili Yusuf Beyazıt’ın yönettiği birleşimde, gündeme geçilmeden önce siyasi parti gruplarının önerileri ele alındı. Görüşmelerde yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen usulsüz işlemler, piyasa manipülasyonu iddiaları, denetim mekanizmalarının işleyişi ve soruşturmalarda farklı uygulamalar bulunup bulunmadığı gündeme geldi.

Muhalefet milletvekilleri, meselenin yalnızca yatırımcıların uğradığı mali kayıplarla sınırlandırılamayacağını belirterek siyasi ve bürokratik bağlantıların da araştırılmasını talep etti. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) kararları ve Takasbank’ın işlemleri, konuşmalarda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Yeni Yol: Denetim kurumlarının sorumluluğu araştırılsın

Yeni Yol Grubu’nun önerisi, yatırım fonları aracılığıyla yapıldığı iddia edilen usulsüz işlemlerin, manipülasyonların ve haksız kazanç faaliyetlerinin bütün yönleriyle incelenmesini amaçladı. Öneride, siyasi nüfuz sahibi kişilerin ve kamu görevlilerinin olası rolleriyle birlikte denetim eksikliklerinin ve soruşturmalarda ayrıcalıklı uygulamalar bulunup bulunmadığının araştırılması istendi.

Grup adına konuşan Ankara Milletvekili İdris Şahin, etkilenen yatırımcı sayısını 455 bin 758 olarak ifade etti. Şahin, yaşananların bu kişilerle sınırlı bir sorun olmadığını, kamu kurumlarına duyulan güveni de ilgilendirdiğini söyledi.

İktidarın konuyu münferit bir adli olay olarak ele almasını eleştiren Şahin, usulsüzlük iddiaları ortaya çıkmadan önce denetim kurumlarının hangi işlemleri yaptığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti. İlgili kurumların zamanında müdahale edip etmediğinin, ihmal veya sorumluluklarının bulunup bulunmadığının araştırılmasını istedi.

Şahin ayrıca, siyasi aidiyet ya da görev yapılan kurum ayrımı gözetilmeden tarafsız bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu. Yeni Yol Grubu’nun önerisi, AKP ve MHP’nin ret oylarıyla kabul edilmedi.

Erhan Usta’dan SPK ve Takasbank’a yönelik iddialar

İYİ Parti’nin önerisinde, fon işlemlerindeki usulsüzlük iddialarının yanı sıra kamu görevlilerinin olası ihmallerinin, siyasi karar alıcıların süreçteki rollerinin ve muhtemel siyasi müdahalelerin incelenmesi talep edildi.

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, borsadaki olağanüstü fiyat hareketlerine ilişkin uyarılara rağmen gerekli müdahalenin yapılmadığını savundu. Usta, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26 Şubat 2025’te konuya ilişkin bir yazı gönderdiğini, Hazine ve Maliye Bakanı’nın da Kasım 2025’te manipülasyondan söz ettiğini belirtti.

Usta’nın konuşmasında, Tera’ya ait bir yatırım fonunun Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’na (TEFAS) alınması süreci geniş yer tuttu. Fonun gerekli SPK onayı olmadan Takasbank tarafından platforma dahil edildiğini ileri süren Usta, bu işlemin yatırımcı kitlesinin büyümesinde belirleyici olduğunu savundu.

Usta’nın aktardığı rakamlara göre, söz konusu fondaki yatırımcı sayısı yedi-sekiz aylık dönemde 161’den yaklaşık 111 bine, fon büyüklüğü ise 268 milyar liraya ulaştı. TEFAS’a dahil edilmenin fonu daha geniş bir yatırımcı kitlesine açtığını belirten Usta, bu nedenle platforma kabul kararının ve denetim sürecinin birlikte incelenmesi gerektiğini söyledi.

SPK’nin yaklaşık 11 ay boyunca duruma müdahale etmediğini iddia eden Usta, yatırımcı sayısı artarken gerekli kontrollerin neden yapılmadığını sordu. Usta’nın kurumların işlemlerine ilişkin ifadeleri, Genel Kurul’da dile getirdiği iddia ve değerlendirmelerden oluşuyor.

DEM Parti: Birikimlerini kaybedenlerin hakkı korunmalı

DEM Parti, yatırım fonlarıyla bağlantılı manipülasyon iddialarının araştırılması ve haksız kazanç elde edenlerin belirlenmesi için Meclis araştırması yapılmasını istedi.

Parti adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kabine Toplantısı sonrasında spekülasyon yoluyla kazanç sağlayanların bedel ödeyeceğine ilişkin açıklamasını hatırlattı. Kaya, bu açıklamanın gereğinin yerine getirilebilmesi için sorumluların ve kazanç sağlayanların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

Kaya, fonlara yatırılan paraların önemli bir bölümünün emekçilerin uzun yıllar boyunca oluşturduğu birikimlerden meydana geldiğini vurguladı. Emeklilik ikramiyelerini değerlendirmek isteyenlerin, küçük tasarruf sahiplerinin ve evlilik sırasında elde ettikleri birikimleri korumaya çalışan genç çiftlerin yaşanan süreçten etkilendiğini anlattı.

Yatırımcıların, devletin izin ve denetimine tabi fonlara ve TEFAS altyapısına güvenerek karar verdiğini belirten Kaya, kamu kurumlarının bu güvenin karşılığını vermekle yükümlü olduğunu ifade etti.

Hayat pahalılığının tasarruf sahiplerini birikimlerinin değerini koruyacak yollar aramaya yönelttiğini söyleyen Kaya, yatırımcı kayıplarını ülkedeki yoksullaşma süreciyle birlikte değerlendirdi. Halkın birikimleri erirken bazı kişilerin büyük kazançlar elde ettiğini savunarak Meclis araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineledi.

DEM Parti’nin önerisi de AKP ve MHP’nin oylarıyla kabul edilmedi.

Yeni Parti: Fon işlemleri ve bürokratik bağlantılar birlikte incelensin

Yeni Parti Grubu’nun önerisinde, SPK’nin izin, denetim, yatırım ve tasfiye kararlarının araştırılması istendi. Olası çıkar ilişkilerinin ve kamu görevlilerinin sorumluluklarının belirlenmesi de önerinin amaçları arasında yer aldı.

Grup adına konuşan Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların boyutuna dikkat çekti. Konunun bazı medya kuruluşlarında yeterince ele alınmadığını savunan Öztürk, fon işlemleriyle birlikte hisse senetlerindeki manipülasyon iddialarının ve siyasi-bürokratik bağlantıların araştırılmasını talep etti.

Öztürk, borsadaki değer kaybını 4,5 trilyon lira olarak ifade ederken bunun 3 trilyon liralık bölümünü manipülasyon yapıldığını ileri sürdüğü hisselerle ilişkilendirdi. Bu rakamlar, Öztürk’ün Genel Kurul konuşmasında dile getirdiği değerlendirmeler olarak aktarıldı.

Meselenin yalnızca bir fon sorunu olarak tanımlanmasının yaşanan kayıpların büyüklüğünü görünmez kıldığını savunan Öztürk, sorumluların belirlenebilmesi için Meclis’in araştırma yetkisini kullanması gerektiğini söyledi.

Öztürk’ten soruşturmalarda eşit uygulama çağrısı

Hasan Öztürk, konuşmasında soruşturma süreçlerinin farklı siyasi kimliklere sahip kişiler açısından aynı biçimde yürütülüp yürütülmediğini de gündeme taşıdı.

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in 23 Temmuz’da tutuklandığını belirten Öztürk, henüz yargılama sonucunda suçluluğu kesinleşmemiş kişiler hakkında kullanılan dil ile iktidara yakın isimlere yönelik yaklaşımı karşılaştırdı.

Öztürk ayrıca, eski bakan ve AKP yöneticisi bir isimle ilgili fon işlemlerine ilişkin iddiaları gündeme getirdi. Söz konusu kişinin 163 milyon liralık yatırım üzerinden 2,2 milyar lira elde ettiğini ileri sürerek ifade vermeye çağrılma sürecini eleştirdi.

Bu anlatım üzerinden yargısal işlemlerde eşitlik talep eden Öztürk, kişilerin siyasi konumlarına göre farklı muamele görmemesi gerektiğini savundu. Konuşmada yer alan yatırım tutarları ve kazanç iddiaları, kesinleşmiş yargı bulguları olarak değil, milletvekilinin açıklamaları olarak aktarıldı.

Yeni Parti’nin araştırma önerisi de Genel Kurul’da kabul edilmedi.

Genel Kurul yeter sayı bulunamayınca kapandı

Görüşmelerde muhalefet partileri, fon işlemlerindeki iddiaların mali boyutuyla birlikte denetim kurumlarının kararlarının ve olası siyasi sorumlulukların araştırılmasını istedi. Ancak önerilerin kabul edilmemesi nedeniyle bu girişimler üzerinden Meclis araştırması başlatılamadı.

Birleşimin ilerleyen bölümünde yapılan yoklamada toplantı yeter sayısının bulunmadığı tespit edildi. Genel Kurul, çalışmalarına 14 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te devam etmek üzere kapatıldı.

Kaynak:Evrensel Gazetesi

Günün Diğer Haberleri