İklim bilimcilerin hazırladığı yeni bir rapor, olağanüstü güçlü El Niño’nun önümüzdeki altı ay boyunca dünya genelinde yüz binlerce insanın yaşamını tehdit edebileceğini ortaya koydu.
Araştırmacıların tahminlerine göre El Niño’nun Eylül 2026 ile Şubat 2027 arasında yol açacağı sıcaklık artışı, dünya genelinde yaklaşık 451 bin ek ölüme neden olabilir. Bu rakam, iklim krizinin yükselttiği sıcaklıklar nedeniyle normal koşullarda meydana gelmesi beklenen erken ölümlere ilave olarak hesaplandı.
Çalışma henüz hakemli bir bilimsel dergide yayımlanmadı. Araştırmacılar sonuçların bir dergiye gönderileceğini belirtirken, riskin büyüklüğü nedeniyle bulguların kamuoyuyla gecikmeden paylaşılması gerektiğini savundu.
Tropikal ülkelerde risk daha yüksek
Tahminlere göre sıcaklık kaynaklı ek ölümlerin en fazla görülebileceği ülkeler arasında Nijerya, Endonezya, Sudan, Hindistan ve Brezilya bulunuyor. Afrika’nın Sahel bölgesi ile Güneydoğu Asya da yüksek risk altında gösteriliyor.
Sudan’da yalnızca altı aylık dönemde yaklaşık 5 bin 600 ek ölüm yaşanabileceği tahmin ediliyor. En fazla etkilenecek 20 ülke arasında yer alan ABD’de ise sayının yaklaşık 3 bin 500’e ulaşabileceği belirtiliyor.
El Niño’nun yaratacağı tehlikenin yalnızca doğrudan sıcaklık kaynaklı ölümlerle sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Artan sıcaklıkların kuraklık, orman yangınları, seller, su kıtlığı ve gıda güvensizliği gibi birbirini besleyen krizleri de ağırlaştırabileceği ifade ediliyor.
“Godzilla düzeyinde” El Niño
Gezegenin sıcaklığını artıran mevcut El Niño’nun, zirve noktasına ulaşmasına aylar varken ölçülen en yüksek seviyeleri aştığı bildirildi. Olayın önceki El Niño dönemlerine kıyasla olağanüstü güçlü olması nedeniyle bazı bilim insanları tarafından “Godzilla düzeyinde” ve “akıl almaz” şeklinde tanımlandığı aktarıldı.
El Niño, Pasifik Okyanusu’ndaki yüzey sularının normalden fazla ısınmasıyla ortaya çıkan doğal bir iklim olayı. Ancak insan kaynaklı küresel ısınma, bu olayın daha sıcak bir dünya üzerinde gerçekleşmesine ve etkilerinin ağırlaşmasına neden oluyor.
Araştırmanın ortak yazarlarından Chicago Üniversitesi Profesörü ve Climate Impact Lab kurucularından Michael Greenstone, 451 bin kişinin yalnızca istatistiksel bir büyüklük olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Greenstone, öngörülen kayıpların aileleri, çalışanları ve günlük yaşamlarını sürdürmeye çalışan insanları ifade ettiğine dikkat çekti.
Etkisi yaz aylarına kadar sürebilir
Araştırmadaki tahminler, mevcut sıcaklık öngörülerinin sona erdiği Şubat 2027’ye kadar olan dönemi kapsıyor. Ancak bilim insanları, sıcaklık kaynaklı ölüm sayılarındaki artışın Haziran veya Temmuz 2027’ye kadar devam edebileceğini değerlendiriyor.
California Üniversitesi Berkeley’den araştırmacı Tamma Carleton, mevcut El Niño’nun iklim krizinin yaklaşık 20 yıl sonra yaratması beklenen sıcaklık koşullarının bugünden görülmesi anlamına geldiğini belirtti.
Carleton’a göre acil durum müdahalelerinin güçlendirilmesi, sağlık hizmetlerinin sıcak hava dalgalarına karşı hazırlanması ve kaynakların en yüksek risk altındaki bölgelere yönlendirilmesi hâlinde çok sayıda insanın yaşamı kurtarılabilir.
24 binden fazla bölgenin verisi incelendi
Çalışma, dünya genelindeki 24 bin 378 bölgeden elde edilen veriler kullanılarak hazırlandı. Araştırmacılar, sıcaklık artışı ile ek ölüm oranları arasındaki aylık ilişkiyi inceleyen yöntemleri El Niño’nun önümüzdeki aylarda oluşturacağı sıcaklık artışlarına ilişkin tahminlerle bir araya getirdi.
Hesaplamalarda 1996-2025 yılları arasındaki ortalama aylık sıcaklık kaynaklı ölüm oranları karşılaştırma ölçütü olarak kullanıldı.
Bununla birlikte raporun henüz hakem incelemesinden geçmemiş olması, sonuçların kesinleşmiş ölüm rakamları değil, iklim ve sağlık verilerine dayalı bilimsel tahminler olduğu anlamına geliyor.
50 milyon kişi açlık riskiyle karşılaşabilir
El Niño’nun etkileri halk sağlığının yanında gıda güvenliğini de tehdit ediyor. Dünya Gıda Programı’nın değerlendirmesine göre iklim olayı yaklaşık 50 milyon kişiyi akut açlık riskiyle karşı karşıya bırakabilir ve küresel gıda fiyatlarında yeni artışlara yol açabilir.
Tarihsel kayıtlar tehlikenin boyutuna ilişkin çarpıcı bir örnek sunuyor. 1877-1878 yıllarındaki büyük El Niño sırasında kuraklık ve kıtlık nedeniyle 50 milyondan fazla insanın yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. Hindistan, Brezilya ve Çin bu dönemin en ağır etkilediği ülkeler arasında yer almıştı.
İklim bilimciler, El Niño’nun geçici olmasına rağmen fosil yakıt kullanımından kaynaklanan küresel ısınmanın kalıcı biçimde devam ettiğini belirtiyor. Her yeni El Niño’nun daha sıcak bir başlangıç noktası üzerinde gelişmesi; aşırı sıcaklık, su stresi, gıda krizi ve ölüm riskinin giderek büyümesine yol açıyor.
Kaynak: Oksijen