Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık, Sylvia Plath’in henüz yirmili yaşlarının başındayken, 1952 yılında kaleme aldığı kısa öykülerden biridir. Plath, bu öyküyü yayımlanması amacıyla Mademoiselledergisine göndermiş; ancak eser dergi tarafından reddedilmiştir.
Sylvia Plath, bu öyküyü kendi ifadeleriyle “belli belirsiz, sembolik bir hikâye” olarak tanımlamıştır. Alegorik yönü güçlü olan bu eser, yazarın da vurguladığı gibi yoğun bir sembolizm taşır. Bu nedenle Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık‘ı tam anlamıyla kavrayabilmek için Sylvia Plath’in yaşamını ve ruh dünyasını da yakından tanımak gerekir. Özellikle melankolik yapısını, yaşamı boyunca intihar düşüncesiyle verdiği mücadeleyi ve bu olgunun eserlerine nasıl yansıdığını bilmek, öyküyü yorumlarken önemli bir bakış açısı sunar.
Mary Ventura gerçek bir kişidir; Sylvia Plath’in okul arkadaşıdır. Ancak öyküdeki Mary Ventura karakteri ile gerçek hayattaki arkadaşı arasında kişilik açısından bir benzerlik bulunmaz. Ortak olan tek şey isimleridir.
Öykü, bir tren yolculuğunu ve son durağı Dokuzuncu Krallık olan bir seyahati konu alır. Ancak hem tren yolculuğu hem de Dokuzuncu Krallık, sembolik anlamlar taşıyan unsurlardır. Hikâye, Dokuzuncu Krallık’a ulaşmadan önce trenden inmeyi başaran bir karakterin yolculuğunu anlatır.
Bu bölümdeki sembolik Dokuzuncu Krallıkın neyi temsil ettiğini anlayabilmek için Sylvia Plath’in yaşamına odaklanmak gerekir. Özellikle öykünün yazılmasından yıllar sonra yaşamına son vermiş olması da göz önünde bulundurulduğunda, eser farklı anlam katmanları kazanır ve sembolik yapısı daha belirgin hâle gelir.
Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık, Sylvia Plath’in iç dünyasına, korkularına ve varoluşsal sorgulamalarına yakından bakma fırsatı sunan önemli eserlerinden biridir. Bu nedenle özellikle Plath’i daha yakından tanımak isteyen okurlar için ayrı bir değer taşır. Ancak öyküyü doğru değerlendirebilmek için olayları yalnızca gerçek anlamlarıyla değil, Plath’in kurduğu sembolik dil ve alegorik anlatım çerçevesinde okumak gerekir. Böyle bir bakış açısı, eserin derinliğini ve yazarın vermek istediği mesajları daha iyi kavramayı sağlar.