Depresyon Kan Testiyle Tespit Edilebilir Mi?

Bilim insanları, depresyon tanısında öznel değerlendirmelere dayalı mevcut yöntemlere alternatif geliştirmek amacıyla, kandaki monosit hücrelerinin yaşlanma hızını inceleyen yeni bir araştırmaya imza attı.

SAĞLIK - 30-05-2026 07:39

Dünya genelinde yetişkinlerin yaklaşık yüzde 6’sını etkilediği tahmin edilen depresyonun teşhisi, belirtilerin kişiden kişiye değişmesi ve büyük ölçüde hastanın beyanına dayanması nedeniyle doktorlar için her zaman zorlayıcı bir süreç oluyor. Ancak yeni bir araştırma, gelecekte daha nesnel ve kesin sonuçlar veren bir kan testinin mümkün olabileceğine işaret ediyor.

ABD genelindeki farklı kurumlardan araştırmacıların bir araya gelmesiyle yürütülen çalışmada, depresyonun biyolojik izleri incelendi. Özellikle depresyonun daha sık görüldüğü HIV ile yaşayan bireyler üzerine odaklanan ekip, 261 HIV pozitif kadın ile virüs taşımayan 179 kadının kan örneklerini analiz etti. Katılımcıların depresif semptomları ise ayrıntılı anketlerle değerlendirildi.

Monosit hücrelerinin yaşlanması depresyonla ilişkili

Elde edilen veriler, “monosit” adı verilen bağışıklık hücrelerinin biyolojik yaşlanma hızının, depresyonun özellikle ruhsal ve bilişsel belirtileriyle anlamlı bir ilişki gösterdiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre bu ilişki; umutsuzluk, ilgi kaybı ve keyif alınan aktivitelerden uzaklaşma gibi fiziksel olmayan depresyon belirtilerinde daha belirgin şekilde gözlemlendi.

New York Üniversitesi Rory Meyers Hemşirelik Fakültesi’nden psikiyatri araştırmacısı Nicole Beaulieu Perez, bulguların önemine dikkat çekerek, özellikle kronik hastalıkların depresyonla ilişkisini değerlendirmede yeni bir bakış açısı sunduklarını belirtti. Perez, HIV gibi hastalıklarda görülen yorgunluk gibi fiziksel semptomların çoğu zaman yalnızca hastalığa atfedildiğini, ancak elde ettikleri bulguların bu semptomlardan ziyade ruh hali ve bilişsel durumla daha doğrudan ilişkili olduğunu gösterdiğini ifade etti.

MonoDNAmAgeyöntemiyle biyolojik yaş ölçümü

Araştırmada monositlerin yaşlanma hızını değerlendirmek için epigenetik saat olarak bilinen bir yöntem kullanıldı. “MonoDNAmAge” adı verilen bu teknik, DNA üzerindeki metilasyon değişimlerini analiz ederek hücrelerin biyolojik yaşını hesaplıyor.

Bu yöntem, yalnızca monosit hücrelerine odaklanması sayesinde depresyonla biyolojik yaş arasındaki ilişkiyi daha hassas biçimde ortaya koydu. Araştırmacılar, bu yaklaşımın daha önce yaygın kullanılan “Horvath saati” gibi epigenetik ölçümlere kıyasla bazı durumlarda daha yüksek doğruluk sağlayabileceğini belirtiyor.

Depresyon tek tip bir hastalık değil"

Çalışma, klinik uygulamaya hazır bir kan testi anlamına gelmese de, gelecekte depresyonun biyolojik belirteçlerle daha net tanımlanabileceğine dair güçlü bir umut sunuyor. Araştırmacılar ayrıca depresyonun her bireyde farklı şekillerde ortaya çıktığını bir kez daha vurguluyor.

Nicole Beaulieu Perez, depresyonun tek tip bir bozukluk olmadığını belirterek, hastalığın farklı biyolojik ve psikolojik görünümlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade ediyor. Perez’e göre, ruh sağlığı alanında en önemli hedef, hastaların öznel deneyimlerini objektif biyolojik ölçümlerle birleştirebilecek yöntemler geliştirmek.

Kaynak: evrensel 

Günün Diğer Haberleri