Deniz Göktaş hakkında hakkında tahliye kararı

Tutukluluğunun 88. gününde ilk kez hakim karşısına çıkan komedyen Deniz Göktaş hakkında tahliye kararı verildi. Mahkeme, Göktaş'ı “suçu ve suçluyu övme” suçundan beraat ettirirken, diğer iki suçtan toplam 1 yıl 7 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı.

GÜNCEL - 28-09-2026 14:22

Tutukluluğunun 88. gününde ilk kez hakim karşısına çıkan komedyen Deniz Göktaş tahliye edildi. Göktaş, “suçu ve suçluyu övme” suçundan beraat ederken, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “dini değerleri aşağılama” suçlarından toplam 1 yıl 7 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.

88 gün sonra ilk duruşma

“Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinin ardından yurt dışı tatilinden dönen ve havalimanında gözaltına alınarak 3 Temmuz’da tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.

Kamuoyunda “kuyu tipi” olarak bilinen Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Göktaş hakkında üç farklı suçlamadan 2 yıl 2 aydan 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

Göktaş, 88 günlük tutukluluğun ardından İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savunmasını yaptı. Duruşma, 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunda görüldü.

Saat 10.00’da başlaması beklenen duruşma, 11.20’de başladı.

“Kuruduğum dört cümle nedeniyle 88 gündür hücredeyim”

Savunmasına cezaevindeki tutukluluk koşullarını anlatarak başlayan Göktaş, gösterisinde söylediği dört cümle nedeniyle tutuklandığını belirtti.

Göktaş, “3 Temmuz’dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, diğer tutukluların aksine sadece haftada bir telefonla görüşerek başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye’de kurduğum dört cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim” dedi.

Sözlerinin başka sanatçılar ve yazarlar açısından otosansüre neden olmasından endişe ettiğini belirten Göktaş, “Yazan çizen insanlara bir otosansür sebebi olduysam tek endişem budur. Lütfen öyle olmasın, bilin ki sözlerimiz tahminimizden çok daha etkilidir” ifadelerini kullandı.

Göktaş, suçlama konusu edilen dört cümleyi Harbiye’de yaklaşık 5 bin kişiye, daha önce ise Türkiye’nin farklı kentlerinde 197 kez ve 100 binden fazla seyirciye söylediğini belirterek, “Hepsinde de kahkahadan ve alkıştan başka tek bir tepki almadım” diye konuştu.

“Polis memurları, ‘Deniz sen salak mısın, niye Türkiye’ye döndün?’ dedi”

Yurt dışına kaçtığı yönündeki haberleri de eleştiren Göktaş, Türkiye’ye kendi isteğiyle döndüğünü söyledi.

Göktaş, “Ben yurt dışına taşınan arkadaşlarımı ülkeye dönmeye ikna etmeye çalışan biriyim ama benim hakkımda yurt dışına kaçtı diye haber yaptılar. Ben beyin göçünü engellemeye çalıştıkça Türkiye bana engel oluyor. Bütün polis memurları, ‘Deniz sen salak mısın, niye Türkiye’ye döndün?’ dedi” ifadelerini kullandı.

Havalimanında gözaltına alınırken görüntü alınmasına itiraz ettiğini belirten Göktaş, ters kelepçe takıldığını söyledi.

“Utangaç diktatör siyasi bir nitelemedir”

Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “utangaç bir diktatör” ifadesi nedeniyle yöneltilen suçlamaya da değindi.

“Diktatör ifadesi hakaret değil, siyasi bir nitelemedir” diyen Göktaş, “Başka bir komedyen demokrat diyebilir ve benim şakamdan daha da komik olabilir” ifadelerini kullandı.

Eski politik komedyenleri hatırlatan Göktaş, siyasi mizahın geçmişteki kullanımına dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler. Şu an geldiğimiz noktada böyle bir durum var.”

“Erdoğan, hakkında yapılan şakalara ve eleştirilere katlanmak zorunda”

Göktaş, savunmasının devamında Erdoğan’ın ülke yönetimindeki sorumluluğuna ve siyasi mizahın rolüne ilişkin görüşlerini dile getirdi.

“Bugün Nasreddin Hoca yaşasa ve gösteri yapsa tamamen Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili olurdu. Erdoğan bu ülkedeki her şeyden sorumludur. Hakkında yapılan şakalara ve eleştirilere olgunlukla katlanmak zorundadır” diyen Göktaş, “Ben çıkınca eleştirilerimi aynı dille anlatmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

Göktaş, “utangaç diktatör” sözüyle ilgili suçlamadan beraatini talep etti.

Fon soruşturmasına da değindi

Göktaş, savunmasında kamuoyunda tartışılan fon soruşturmasına ve emekli polis Ali Şekeroğlu’nun intiharına da değindi.

Söz konusu olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göktaş, Erdoğan’a yönelik “utangaç diktatör” ifadesinin siyasi mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

CİMER şikayetleri ve diğer suçlamalar

Hakkındaki şikayetlerin “organik olmadığını” savunan Göktaş, gösterisiyle ilgili CİMER’e 185 şikayet yapıldığını söyledi.

CİMER’e yapılan şikayetlerden birinde kendisi hakkında idam talep edildiğini aktaran Göktaş, söz konusu başvuruyu eleştirdi.

Dalgıçlarla ilgili şakasına yönelik suçlamaya da değinen Göktaş, şakasının iddianamede doğru anlaşıldığını belirterek esprili bir ifade kullandı.

Savunması sırasında hakim, “Gösteri bile 1,5 saat sürüyor, topla bitir artık” dedi. Göktaş ise “88 gün hücrede kaldım, biraz sabredin” yanıtını verdi.

Göktaş, kaçma şüphesinin bulunmadığını belirterek, “Yurt dışından kendim geldim. Delilleri karartamam, gösteri zaten ortada. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” diyerek savunmasını tamamladı.

Mahkeme tahliye kararı verdi

Duruşma, Göktaş’ın avukatı Metin Aslan’ın savunmasıyla devam etti. Avukatların, yazar Sunay Akın’ın bilirkişi olarak görüş sunması yönündeki talebi mahkeme tarafından reddedildi.

Duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasında Göktaş’ın üç suçlamadan cezalandırılmasını ve tahliye edilmesini talep etti.

Saat 13.05’te verilen aranın ardından duruşma 14.30’da yeniden başladı.

Mahkeme, Deniz Göktaş’ın “suçu ve suçluyu övme” suçundan beraatine karar verdi.

Göktaş, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçundan 11 ay 20 gün, “dini değerleri aşağılama” suçundan ise 7 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme ayrıca Göktaş’ın tahliyesine karar verdi.

İddianame 63 gün sonra hazırlandı

Göktaş hakkında “dini değerleri aşağılama” ve sonrasında eklenen “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarıyla soruşturma başlatılmıştı.

İddianame, Göktaş’ın yeniden tutuklanmasından 5 gün, toplamda ise tutukluluğunun 63. gününde, 4 Eylül’de hazırlandı.

İddianamede Göktaş’ın “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlarından 2 yıl 2 aydan 12 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Duruşma öncesi paylaşım yapmıştı

Deniz Göktaş, duruşmadan bir gün önce sosyal medya hesabından 88 günlük tutukluluk sürecine ilişkin paylaşım yapmıştı.

Göktaş, paylaşımında “88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim” ifadelerini kullanmıştı.

Sağlık durumuna ilişkin ise “İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş” demişti.

Kaynak: Birgün 

Günün Diğer Haberleri