Burdur Devlet Hastanesi’nde 25 Mayıs 2024 günü yaşanan diyaliz faciası, Türkiye’de sağlık sisteminde ihmallerin ölümcül sonuçlarını gözler önüne serdi. Sabah ve öğle seanslarında diyalize giren hastalar, baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı gibi şikayetlerle hastaneye geri döndü. Bunun üzerine gün içinde diyalize giren tüm hastalar acilen çağrıldı ve yapılan tetkikler sonrası 33 kişi farklı illerdeki hastanelere sevk edildi.
Sevk edilen hastalardan 23’ü Antalya’da, 6’sı Afyonkarahisar’da, 3’ü Isparta’da, 1’i Denizli’de tedavi altına alındı. Antalya’da entübe edilen hastalardan Mustafa Demir (70), Saniye Aksöz (88) ve Somali uyruklu Amina Abas Jama (67) yaşamını yitirdi.
Bilirkişi Raporu: Antifrizli Su ıDiyaliz Sistemine Karışt
Sağlık Bakanlığı bilirkişilerinin incelemesi sonucunda, hastaların vücuduna diyaliz sırasında hastanenin kazan dairesinden gelen antifrizli suyun girdiği tespit edildi. Raporda olayın, sistemde antifrizli suyun bulunması, by-pass hattındaki küresel vananın açık unutulması ve hidrofor sistemindeki arızaya müdahale edilmemesi nedeniyle gerçekleştiği belirtildi.
Soruşturma ve İddianame
Olay sonrası elektrik teknisyeni İ.S., tekniker M.C. ve yüklenici firma makine mühendisleri G.A.S. ile Y.A. gözaltına alındı. İ.S. ve M.C. serbest bırakılırken, G.A.S. ve Y.A. tutuklandı. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, üç şüphelinin “taksirle ölüme sebebiyet verme” ve “taksirle yaralama” suçlarından yargılanması talep edildi. Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti ve yargılama süreci başlayacak.
Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı
İddianamede ayrıca, Osman Ali Gönüllü’nün pankreas kanseri nedeniyle öldüğü ve olayla illiyet bağı bulunmadığı belirtildi. Saniye Aksöz ve Amina Abas Jama’nın ölümlerinde de kanlarında toksik madde bulunmadığı, mevcut kronik hastalıklarının ölüm nedeni olduğu yönünde rapor düzenlendi. Bu nedenle bazı sanıklar için “ek kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verildi.
Kaynak:Birgün Gazetesi