Başsavcılık, Özgür Özel Ve 3 Vekil Hakkındaki Dosyayı Ankara'ya Gönderdi

Anayasa Mahkemesi, boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süresiz bağlanabilmesine olanak tanıyan düzenlemeyi iptal etti. Mahkemenin 2012 yılında “sosyal hukuk devletinin gereği” olarak değerlendirdiği hükmün kaldırılması, kadın örgütleri ve hukukçuların tepkisini çekerken, iktidar yeni nafaka düzenlemesi için hazırlık sinyali verdi.

SİYASET - 04-06-2026 17:22

Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının süresiz olarak bağlanabilmesine imkan tanıyan hükmü iptal etti. Kararın dokuz ay sonra yürürlüğe girecek olması nedeniyle gözler, bu süre içinde yeni bir düzenleme hazırlaması beklenen TBMM'ye çevrildi.

Karar, yalnızca nafaka tartışmalarını değil, AYM'nin aynı konuda 2012 yılında verdiği kararı da yeniden gündeme taşıdı. Mahkeme, 14 yıl önce aynı düzenlemeyi Anayasa'ya uygun bulmuş ve iptal istemini reddetmişti. O dönemde 17 üyeden 16'sı düzenlemenin korunması yönünde oy kullanırken, bu kez kararın 12'ye karşı 3 oyla alındığı öğrenildi.

2012'DE "SOSYAL DEVLETİN GEREĞİ" DEMİŞTİ

AYM'nin 2012 tarihli kararında, sosyal hukuk devletinin güçsüzleri koruma yükümlülüğüne vurgu yapılmıştı. Mahkeme, yoksulluk nafakasının boşanma nedeniyle ekonomik olarak dezavantajlı duruma düşen eşin korunmasını amaçladığını belirterek, bunun sosyal devlet ilkesinin bir gereği olduğunu ifade etmişti.

Kararda ayrıca, kamuoyunda sıkça dile getirilenin aksine "süresiz nafaka"nın ömür boyu ve koşulsuz ödeme anlamına gelmediği hatırlatılmıştı. Nafakanın yeniden evlenme, yoksulluğun ortadan kalkması, tarafların ekonomik koşullarının değişmesi veya fiilen evli gibi yaşanması durumlarında sona erebildiği vurgulanmıştı.

Böylece AYM, 2012 yılında sosyal devlet ve sosyal adalet ilkeleri çerçevesinde savunduğu düzenlemeyi 14 yıl sonra iptal etmiş oldu.

KADIN ÖRGÜTLERİNDEN TEPKİ

Kararın ardından kadın örgütleri ve hukuk kurumlarından peş peşe açıklamalar geldi.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, kadınların büyük bölümünün çalışma yaşamından kendi tercihleriyle değil, toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle uzaklaştırıldığını belirterek, yıllarca bakım emeği üstlenen kadınların boşanma sonrasında ekonomik güvenceden mahrum bırakılmasının yoksulluğu derinleştireceğini ifade etti.

Federasyon, nafaka hakkının zayıflatılmasının kadınların şiddet ortamlarından çıkmasını da zorlaştıracağını belirterek, bunun kadınlara "şiddete katlanmak ya da yoksulluğa razı olmak" arasında bir tercih dayattığını savundu.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı ise evlilik boyunca çalıştırılmayan, eğitim hakkından mahrum bırakılan ve bakım yükünü tek başına üstlenen kadınların boşanma sonrasında zaten çok düşük miktardaki nafakalara ulaşabilmek için uzun hukuk mücadeleleri verdiğine dikkat çekti. Vakıf, kararı "sosyal adalet açısından utanç verici" olarak nitelendirdi.

"EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI"

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi de kararın Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu.

Merkez tarafından yapılan açıklamada, nafakanın evlilik içinde bakım yükü nedeniyle istihdamdan dışlanan, yoksullaşan ve şiddete maruz bırakılan kadınlar açısından önemli bir güvence olduğu belirtilerek, kadınların ekonomik olarak daha da kırılgan hale getirileceği uyarısında bulunuldu.

Kadın platformu EŞİK de yaptığı açıklamada, Türkiye'de kadınların hâlâ eşitsiz istihdam koşulları, ücretsiz bakım emeği ve derinleşen yoksullukla mücadele ettiğini belirterek, çözümün mevcut hakları daraltmak değil eşitsizlikleri ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı.

YILLARDIR TARTIŞILIYORDU

Süresiz nafaka konusu son yıllarda birçok kez yargı reformu ve aile hukuku düzenlemeleri kapsamında gündeme geldi. Özellikle 2016'dan itibaren hazırlanan çeşitli reform taslaklarında nafakanın süreyle sınırlandırılması ya da evlilik süresine göre yeniden düzenlenmesi önerileri yer aldı.

Ancak kadın örgütleri ve hukukçuların itirazları nedeniyle kapsamlı değişiklikler bugüne kadar yasalaşmadı.

Kararın ardından açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, nafaka düzenlemesinin hazırlıkları süren yargı paketinin temel başlıklarından biri olduğunu belirterek, AYM'nin kararını "adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına son derece kıymetli" olarak değerlendirdi.

GÖZLER MECLİS'TE

AYM'nin gerekçeli kararı henüz yayımlanmadı. Ancak mahkemenin yasama organına tanıdığı dokuz aylık süre içinde yeni bir nafaka düzenlemesinin Meclis gündemine gelmesi bekleniyor.

Kadın örgütleri ise tartışmanın yalnızca nafakanın süresiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. Onlara göre mesele, boşanma sonrasında kadınların ekonomik olarak nasıl korunacağı, sosyal devlet ilkesinin nasıl yorumlanacağı ve kadınların eşit yurttaşlık haklarının nasıl güvence altına alınacağı sorularıyla doğrudan bağlantılı.

Kaynak: Birgün 

Günün Diğer Haberleri