A101 mağazalarında çalışan işçiler, az sayıda personelle artan iş yüküne, görev tanımları dışındaki çalıştırılmalara, fazla mesailerin eksik kaydedilmesine, yetersiz ücretlere ve iş güvencesi sorunlarına dikkat çekiyor. DİSK/Sosyal-İş, işçilerin taleplerini gündeme taşımak amacıyla bugün A101 Genel Müdürlüğü önünde eylem gerçekleştirecek.
A101’de çalışan işçiler, zincir marketlerdeki çalışma düzeninin kendilerine ağır bir iş yükü bindirdiğini belirtiyor. Depodan mağazaya, kasadan temizliğe kadar farklı görevlerin az sayıda işçinin üzerine bırakıldığını aktaran çalışanlar, fazla mesailerin eksik kaydedildiğini ve iş güvencesi kaygısının işçilerin ses çıkarmasını zorlaştırdığını ifade ediyor.
Depo işçisi olarak çalışan bir A101 işçisi, yaptığı iş ile resmi görev tanımı arasındaki farkı, “İş tanımlarımız kâğıt üzerinde başka, yaptığımız işler başka” sözleriyle anlatıyor.
“Hem ağır yük taşıyoruz hem bütün gün ayakta kalıyoruz”
A101’de depo işçisi olarak çalışan işçi, depoda çalışmasına rağmen ağır ürünlerin taşınmasından rafların düzenlenmesine, temizlikten kasaya geçmeye kadar birçok işin tek bir işçiye yüklendiğini belirtiyor.
Uzun süre ayakta çalışmanın da önemli bir sorun olduğunu dile getiren işçi, “Hem ağır yük taşıyoruz hem bütün gün ayakta kalıyoruz. Oturmak istediğimizde de çoğu yerde buna izin verilmiyor. Çalışırken oturmak sanki iş yapmamakmış gibi görülüyor” diyor.
Kısa süreli dinlenmelerin dahi sorun haline gelebildiğini belirten işçi, “İşçinin de insan olduğunu, yorulduğunu kabul etmeleri gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.
Fazla çalışmalar puantaja eksik yansıyor
A101 çalışanı, mağazalarda yapılan envanter sayımları nedeniyle normal mesai saatlerinin dışında da çalıştıklarını anlatıyor.
21.45’te bitmesi gereken mesainin ardından sayımların tamamlanmasının beklendiğini, bazı durumlarda ise sabahın erken saatlerinde yeniden mağazaya çağrıldıklarını belirten işçi, fazladan çalışılan sürenin tamamının sisteme girilmediğini söylüyor.
Çalışma saatlerinin eksik kaydedilmesini sorguladıklarında yöneticilerin tepki gösterdiğini aktaran işçi, “Fazla saatlerin sisteme neden yazılmadığını sorduğumuzda ‘Ben yöneticiyim, beni sorgulayamazsınız’ deniliyordu” diyor.
Fiilen çalışılan süre ile sistemde görünen sürenin aynı olmadığını belirten işçi, bunun ücretlere de yansıdığını ifade ediyor:
“Fazla çalıştığımız saatlerin eksik yazılması nedeniyle ücretlerimizin de eksik ödenmesine neden oluyor.”
Kasa açığının da işçiye yüklenmek istendiğini anlattı
Mağazalarda sistem ve teknik sorunlardan kaynaklanan kasa açıklarının da çalışanların üzerine bırakılmak istendiğini belirten işçi, herhangi bir kusuru olmadığı halde kendi cebinden ödeme yapmasının istendiğini söylüyor.
İşçi yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Sistemden ya da teknik sorunlardan kaynaklanan kasa açıklarında bile sorumluluk işçinin üzerine bırakılıyordu. Benim herhangi bir kusurum olmadığı halde kendi cebimden kasaya para koymam istendi. En son 500 lira benden zorla tahsil edildi.”
İşçi, benzer biçimde ürün fiyat farklarının da çalışanlardan karşılanmak istendiğini ifade ediyor.
“İşini kaybetme korkusu işçiyi susturuyor”
A101 çalışanı, işçilerin yaşadıkları sorunları dile getirmekte zorlandığını ve iş güvencesi kaygısının çalışanlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor.
İşçiye yıllardır “Sesini çıkarma, işine bak, şükret, iş bulmuşsun, seni senin yerine çalışacak çok kişi var” denildiğini aktaran çalışan, işçilerin işten çıkarılma, vardiyalarının değiştirilmesi ya da başka mağazaya gönderilme endişesi taşıdığını söylüyor.
“İşçi ses çıkardığında başına ne geleceğini düşünüyor. İşten çıkarılır mıyım, vardiyam değişir mi, başka mağazaya gönderilir miyim diye düşünüyor. O yüzden birçok insan yaşadığı problemi içine atıyor” diyor.
Müşterilerin yaşadığı sorunların da çoğu zaman çalışanlara yansıtıldığını anlatan işçi, fiyat değişiklikleri, ürün bulunamaması veya kasa yoğunluğu gibi sorunlarda çalışanların hedef haline gelebildiğini belirtiyor:
“Müşterinin de patronun da baskısını işçi taşıyor.”
“Ücret yıl içinde eriyor”
Ücretlerin de işçilerin temel sorunlarından biri olduğunu belirten çalışan, yıl içinde vergi diliminin değişmesiyle eline geçen net ücretin azaldığını ifade ediyor.
Yemek ücretlerinin ve yan hakların da yetersiz olduğunu dile getiren işçi, ücretlerin temel ihtiyaçlar karşısında giderek eridiğini belirtiyor.
Sosyal-İş: “Ucuzluğu az işçi çalıştırarak işçinin emeğinden sağlıyorlar”
DİSK’e bağlı Sosyal-İş, A101 çalışanlarının yaşadığı sorunların görünür hale getirilmesi ve işçilerin örgütlü biçimde haklarına sahip çıkması amacıyla kampanya başlattı.
Sendika, kampanya kapsamında 17 Eylül Perşembe günü saat 13.30’da A101 Genel Müdürlüğü önünde eylem gerçekleştirecek.
Çalışanlarla doğrudan temas kurduklarını, şubelerde ve A101 Genel Müdürlüğü önünde çalışmalar yürüttüklerini aktaran Ağırbaş, sorunların tek tek işçilerin yaşadığı sorunlar olarak ele alınmaması gerektiğini vurguluyor:
“Biz bütün bunların tek tek çalışanların sorunu olmadığını, market sektöründeki çalışma düzeninin bir sonucu olduğunu söylüyoruz. Bizim temel amacımız, bu sorunları yalnızca tek tek işyerlerinde gündeme getirmek değil, market işçilerinin ortak talepler etrafında birleşmesini sağlamak.”
Ağırbaş, marketlerdeki düşük fiyat politikasının işçilerin emeği üzerinden kurulmasına tepki göstererek çalışanları örgütlenmeye çağırıyor.
“Taleplerimizin peşini bırakmayacağız”
A101 çalışanı ise marketlerin ayakta kalmasını sağlayan temel gücün işçiler olduğunu belirterek taleplerini sıralıyor.
“Marketi çalıştıran, rafı dolduran işçidir, kasayı işleten, depoyu döndüren, müşteriye hizmet veren işçidir. İşçi yoksa bu zincir marketler de yok” diyen işçi; iş tanımları dışında çalıştırılmama, farklı işler için yeterli sayıda işçi alınması, az personelle çalışmanın fazla mesaiyle kapatılmaması, yemek ücretlerinin iyileştirilmesi ve oturarak çalışma hakkının tanınmasını talep ediyor.
İşçi, “Ucuzluğu az işçi çalıştırarak işçinin emeğinden sağlıyorlar, biz bu taleplerin peşini bırakmayacağız” diyor.
Rekabet Kurulu’ndan üç yıllık istihdam şartı
A101’in Yeni Mağazacılık AŞ üzerinden CarrefourSA’yı devralmak üzere sözleşme imzalamasıyla birlikte, devirden etkilenecek işçilerin kazanılmış hakları ve sendikal geleceği de gündeme geldi.
Rekabet Kurulu, 11 Ağustos 2026 tarihinde devir işlemine koşullu izin verdi. Taahhütler kapsamında, işlem kapanışından itibaren üç yıl boyunca A101 ve CarrefourSA’daki toplam istihdam seviyesinin korunması ve artırılması şart koşuldu.
Sosyal-İş Genel Başkanı Ağırbaş, şirket birleşmelerinin işçilerin örgütlenme hakkına ve kazanımlarına zarar vermemesi gerektiğini belirterek, aksi bir durumda işçilerin yanında olacaklarını ifade etti.
Ticaret işkolunda sendikalaşma oranı yüzde 6,99
Market çalışanlarının da yer aldığı 10 No’lu Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar işkolunda toplam 4 milyon 508 bin 122 işçi bulunuyor. Bu işçilerin 315 bin 206’sı sendika üyesi. İşkolundaki sendikalaşma oranı yüzde 6,99 seviyesinde.
İşkolunda faaliyet gösteren 31 sendikadan Koop-İş, Tez-Koop-İş ve Öz Büro-İş, yüzde 1’lik işkolu barajını aşarak toplu iş sözleşmesi yetkisi alabiliyor.
Tez-Koop-İş’in işkolundaki üye sayısı 122 bin 735, işkolundaki oranı ise yüzde 2,72 olarak gerçekleşiyor.
Sosyal-İş’in çağrısıyla A101 işçileri, bugün saat 13.30’da A101 Genel Müdürlüğü önünde çalışma koşullarına ve yaşadıkları hak kayıplarına karşı taleplerini dile getirecek.
Kaynak: Haber Merkezi